Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/5960 E. 2022/894 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/5960
- Karar No
- 2022/894
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gereği görüşülüp düşünüldü: Karar başlığında, 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak mağdurun ad ve kimlik bilgilerine yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 21.10.2014 tarihli son celsede, hazır olan sanık ...'dan son sözü sorulduktan sonra, CMK.nın 216/3 maddesine aykırı olarak yargılamaya devamla sanık müdafinin mütalaaya karşı beyanının alınması, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur tarafından arkadaşlık teklifi reddedilen sanık ...'in, olay tarihinde diğer sanık ... ile birlikte mağduru zorla darp ederek araca bindirmeye çalıştığı, cebinden çıkardığı bıçağı boğazına dayayarak tehdit ettiği, araç hareket ettikten sonra da sanık ...'in mağduru darp etmeye devam ettiği, sonrasında mağduru köyde bulunan bir eve götürerek alıkoydukları, olayın polise intikal etmesi üzerine araya akrabaların girdiği ve mağdurun ailesine teslim edildiği olayda; sanıkların eylem süresince mağdura karşı herhangi bir cinsel davranışı olmadığı gibi, bir cinsel amacın da bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin, "sanıkların eylemlerini cinsel amaçla işledikleri" yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir. Kabule göre, sanıkların eylemlerini, silahtan sayılan bıçak ile ve birlikte işlediklerinin sabit olması karşısında, sanık ... hakkında TCK.nın 109/3-a maddesinin uygulanmaması ve TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında hükmolunan sonuç 10 ay kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak 6000 TL adli para cezasına çevrilmesine dair kurulan hükümde TCK 50/1-a maddesinin belirtilmemesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın suç işleme kastının olmadığına, suça iştirak etmediğine, hakkında gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden üçe bölünerek, aynı fiilden dolayı üç ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır." kararı nazara alındığında, Somut olayda da sanığın, diğer sanık ile birlikte, mağduru darp etmek suretiyle zorla araca bindirerek götürmesi ve araçta boğazına bıçak dayayarak, darp etmeye devam etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, mağdurun yaralanmasının TCK'nın 87. maddesinde belirtilen nitelikli hallerden birine sebebiyet vermediği de dikkate alındığında, kül halinde 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-a,b maddelerinde yer alan silahla, birden fazla kişi ile, cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-a,b maddeleri gereğince, birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.