Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/11123 E. 2011/2768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11123
- Karar No
- 2011/2768
İhbarname No : KYB - 2010/165858 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçundan sanık ...'ün anılan Kanun'un 13/3, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına, emanetin 2005/401 sırasında kayıtlı tabanca ve mermilerin 765 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereğince müsaderesine dair Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 5.11.2009 tarihli ve 2009/924-982 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın reddine, hüküm fıkrasındaki müsadere kısmının çıkarılarak "emanetin 2005/401 sırasında kayıtlı tabanca ve mermilerin denetim süresi içinde adlî emanette muhafazasına" şeklinde düzeltilmesine ilişkin (KONYA) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.2.2010 tarihli ve 2010/217 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, müsadereye ilişkin olarak verilen ve mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında bırakılan hükmün ise itiraza tâbi olmayıp ancak temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği, Ayrıca, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde "İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir" hükmünün yer aldığı ve söz konusu maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, müsaderenin hukukî niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğu, bu nedenle de müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkûm edilmesinin gerekmediği gözetilmeden yazılı şekilde denetimli serbestlik süresince emanette muhafazasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.6.2010 gün ve 42287 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 12.7.2010 gün ve KYB/2010-165858 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK.nun 231/12. madde ve fıkrası uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tabi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise aynı maddenin 11. fıkrası uyarınca sanığın denetimli serbestlik süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemenin hükmü açıklaması üzerine kanun yoluna tabi olacağı gözetilerek, itirazın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 26.2.2010 tarihli ve 2010/217 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak belirlenen hukuka aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesindeki ve 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d madde, fıkra ve bendindeki yetkilere dayanılmak suretiyle, kararın 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, sair hususların aynen bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 5.4..2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.