Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/1005 E. 2011/6292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2008/1005
Karar No
2011/6292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde:

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın mağdure ... ile evlenmek için cinsel amaçla sanık ... ile birlikte mağdureyi zorla hürriyetinden yoksun kılma şeklinde gerçekleşen eylemde sanıkların cezasından 5237 sayılı TCK.nun 109/5. madde ve fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

1- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/4. madde ve fıkrası hükmü uyarınca, aynı yasa maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkındaki hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek ve sanık ... hakkındaki hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle hükümlerin istem gibi oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),

II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesine gelince:

Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden sanığın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından tayin edilen cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden:

a) Sanığın el bombası bulundurması ve taşıması eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 174/l. maddesinde tanımlanan suç kapsamında olduğu gözetilmeden, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ceza tayin edilirken 6136 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi gereğince sanığın cezasından artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden,

a) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, yanında mağdure olduğu halde kaçmaya çalışırken karşılaştıkları mağdurenin babası katılan ...'a 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silahı ile ateş etme eyleminin TCK.nun 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK.nun 170/l-c maddesinden hüküm kurulması,

b) Kabul ve uygulamaya göre de:

aa) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, koşullarının varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu,

bb) Sanık müdafiinin, 12.09.2007 tarihli duruşmada sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevirmeyi de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,

cc) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- Kasten yaralama suçu yönünden,

a) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakernesi Kanunu'nun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, koşullarının varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu,

b) Uygulamaya göre de;

aa) Sanığın magdure ...'yi silahın dipçiği ile yaralaması şeklinde gerçekleşen kasten yaralama eylemi nedeniyle cezasından TCK.nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

bb) Sanık müdafiinin, 12.09.2007 tarihli duruşmada sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde belirtilen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevirmeyi de kapsadığı gözetilmeden bu konuda bir karar verilmemesi,

cc) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

III- Sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde ise:

Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden sanığın cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

1- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden;

a) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, yakalanmadan önce kendilerini arayan mağdurenin babası katılan ... ile karşılaşması üzerine 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silahı ile ateş etmesi şeklindeki eyleminin TCK.nun 106/2-a madde ve fıkrasında tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasından hüküm kurulması,

b) Kabul ve uygulamaya göre de;

aa) Hükmedilen ceza miktarı gözönüne alındığında suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanığın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi nazara alınarak hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

bb) Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan sanığa sonuç olarak tayin olunan kısa süreli 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/3. madde ve fıkrası uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu halde yazılı şekilde hapis cezası tayini,

cc) Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/4. madde ve fıkrasına aykırı olarak, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilemesi,

2- Kasten yaralama suçu yönünden;

a) Hükmedilen ceza miktarı gözönüne alındığında suç tarihinde 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanığın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi nazara alınarak hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

b) Uygulamaya göre de;

aa) Sanığın mağdure ...'i silahın dipçiği ile yaralaması şeklinde gerçekleşen kasten yaralama eylemi nedeniyle TCK.nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca aynı yasanın 86/3-e maddesi gereğince cezasından artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,

bb) Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan sanığa sonuç olarak tayin olunan 4 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/3. madde ve fıkrası uyarınca aynı yasanın 50/2. madde ve fıkrası dikkate alınarak para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesinde zorunluluk bulunması,

cc) Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/4. madde ve fıkrası hükmü uyarınca, aynı yasa maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı; sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıkların CMK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi (BOZULMASINA), 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/1005, K. 2011/6292, T. 12.07.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2008-1005-e-2011-6292-k-ca3f7f2b0699