Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/802 E. 2026/2142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/802
Karar No
2026/2142
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/300 E., 2025/224 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaklaşık 18 yıldır nikâhsız olarak birlikte yaşadığı davalıya 1 25... parselde kayıtlı, 3 kattan ibaret taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, davalının tavırlarının evi devraldıktan sonra değiştiğini, yaklaşık 5 aydan bu yana kendisini eve almayıp ölümle tehdit ettiğini, annesi ve babasıyla birlikte kalmaya başladığını, bağıştan dönmekte haklı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının evlenme vaadiyle 18 yıldır müvekkili ile nikâhsız olarak karı koca ilişkisi yaşadığını, bu süreç boyunca davacının her gün pek çok sinkaflı küfürler ettiğini, müvekkilini başkalarına kötülediğini, başkalarına sinirlendiğinde öfkesini müvekkilinden çıkardığını, hamile kaldığında çocuğunun düşmesi için müvekkilini tekmelediğini, müvekkilini bıçakla yaraladığını, silahla tehdit ettiğini, davacıya 4-5 aydır bakmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının tamamen kusurlu olduğu düşünüldüğünde kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “…özellikle taraf beyanları ve gerekse tanık anlatımları gözetildiğinde ölünceye kadar bakım akdinin sürdürülmesinin mümkün olmadığı, tarafların eşit kusurlu olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine, aylık 400,00 TL bedelin her yıl DİE tarafından ilan edilen ÜFE oranında artırılmak suretiyle kaydı hayat ile (karar tarihinden başlamak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairemizce: “…davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sair temyiz tirazları yönünden: tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zabıta aracılığıyla araştırılması, malvarlıklarının belirlenmesi, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;“…Yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi ...'ın raporu ve hükmüne uyulan bozma ilamında açıklanan ilkeler gereğince tarafların ekonomik ve sosyal durumları zabıta aracılığıyla araştırılmış, malvarlıkları belirlenmiş, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo-ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağı bilirkişi düşüncesine de başvurularak saptanmış ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre 800,00 TL aylık irat bağlanmasına, tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine.” karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tecil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin engelli olduğunu ve bu hususun gözetilmesi gerektiğini, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bedel istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı davalı tarafından tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/802, K. 2026/2142, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-802-e-2026-2142-k-20383c759dc9