Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3483 E. 2026/1483 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3483
Karar No
2026/1483
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1060 E., 2025/1213 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.) SAYISI : 2019/358 E., 2022/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın davalı kooperatifteki üyeliğini 12.05.2015 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile devraldığını, kooperatife üyelik kaydının yapılması için başvuruda bulunduğunu, devreden ...'ın 20 14... yıllarına ait üyelik aidatlarının talep edilmesi üzerine makbuz karşılığında ödediğini, 18.05.2015 tarihinde davalı kooperatif tarafından devreden ...'ın üyelikten çıkarılmasına karar verildiğinin ve bu nedenle üyelik kaydının yapılmadığının bildirildiğini, davacının kooperatif üyelik şartlarını taşıdığını belirterek davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata ve vekaletname sunulmasına rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile dava dışı ...'ın davalı kooperatifte yer alan ... numaralı üyeliğini 12.05.2015 tarihinde düzenlenen kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davacıya devrettiğini, ancak devre ilişkin sözleşmenin ve üyelik kaydının yapılmasına ilişkin talebinin davalı kooperatife teslim ettiği hususunu ispat edemediğini, dava dışı ...'a ait üyelik aidat borcunun davacı tarafından ödenmesinin kooperatif üyeliğinin kabul edildiği sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında olmak üzere davanın kabulüne, davacının üye olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2025 tarihli kararı ile dava dışı ...'ın davalı kooperatifte bulunan ... numaralı ortaklığını 12.05.2015 tarihinde davacıya devrettiğini, ancak devralan davacının davalı kooperatife müracaat ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığını, davalı kooperatif yönetim kurulunun 18.05.2015 tarihli kararı ile dava dışı ...'ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, karara karşı itiraz eden dava dışı ...'ın ortaklığı devrettiği yönünde bir açıklamada bulunmadığını, bu hali ile ortaklıktan çıkarılması nedeniyle geçerli bir ortaklığı bulunmayanın ortaklığının devrinin söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve Yargıtay ilamında yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aşamalardaki tüm beyan ve itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3483, K. 2026/1483, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3483-e-2026-1483-k-d3a74ba599ca