Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/775 E. 2026/2351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/775
- Karar No
- 2026/2351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/120 E., 2025/349 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'in 30.06.2013 tarihinde 93 yaşında öldüğünü, geriye mirasçıları olarak davacı torunu ile davalı kızını bıraktığını, ... hakkında İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/492 Esas sayılı dosyası ile vesayet davası devam etmekte iken murisin öldüğünü, vesayet dosyasına sunulan 19.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda yaşa bağlı bedensel düşkünlükle birlikte, oldukça güçsüz olan şahsın zihinsel yeteneklerini kaybettiğini, kendi başına herhangi bir hukuki tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığı gibi mahkemede dinlenmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek kendisine vasi tayininin gerekli olduğu kanatine varıldığının bildirildiğini, murisin son yıllarında yaşlılık ve sağlık problemleri nedeni ile temyiz kudretini kaybettiğini ve kendi işlerini takip edemediğini, muris kendi işlerini takip edemediğinden ... Bankası ... Özel Bankacılık Şubesinde ve ... Bankası ... Girişimci Şubesinde muris ve davalı adına 3 adet ortak hesap oluşturduğunu, ortak banka hesaplarındaki paraların tamamının bizzat ... tarafından yatırıldığını veya ...'e ait başka banka hesaplarından EFT veya havale yolu ile hesaba aktarıldığını, vesayet davasının açılmasından sonra davalının ... Bankası ... Özel Bankacılık Şubesindeki ... numaralı ortak hesabından 30.04.2012 tarihinde 5.000,00 TL ve 07.05.2012 tarihinde de 216.922,00 TL para çektiğini, 2012 yılı içerisinde vesayet davasına kadar da 04.04.2012 tarihinde 5.000,00 TL ve 10.02.2012 tarihinde 6.000,00 TL para çektiğini, bunların dışında da davalının banka hesaplarından para çekme işlemlerinin mevcut olduğunu, ortak hesaplar incelendiğinde iddiaların gerçekliğinin anlaşılacağını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutulmak kaydıyla 210.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların 1/2 oranında murisin mirasçıları olduğunu, davada sözü edilen hesapların ortak hesap olması nedeniyle payların birbirine eşit olduğunu, davalının ortak hesaplardan çektiği paraların yalnızca kendi payına ait olduğunu, davalının kendi payından fazlası için ortak hesaplardan herhangi bir para çekme işlemi yapmadığını, davacının miras payına tecavüz bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2017/285 Esas, 2019/488 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2020/1446 Esas, 2022/978 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka uygun olduğundan, başvurunun esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve 2022/4331 Esas, 2023/6243 Karar sayılı ilâmında; ''Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak dava konusu ortak hesapların açıldığı günden itibaren murisin ölüm tarihine kadar tüm hesap hareketleri dikkate alınarak muris ve davalının ayrı ayrı çektiği miktarlar belirlenmeli, davalının ortak hesaptaki payından daha fazla miktarda para çektiğinin tespiti halinde fazla çekilen miktarın denkleştirmeye tabi tutulması gerekir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; bozmaya uyularak muris ile davalının 1/2'şer hak sahibi oldukları, celp ve temin edilen hesap hareketlerinden bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilen hesap hareketlerine göre davalının 1/2 hakkından fazlasını çekmediği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre murisin hesap açılış tarihlerinde fiil ehliyeti ve temyiz kudretine haiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporları hatalı ise ek rapor alınması gerektiğini, özellikle dava dosyasına celp edilmiş olan ... Bankası tarafından sunulmuş olan ortak hesap sözleşmesindeki murisin isminin altında bulunan bozuk yazı ve imzalar ile İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/492 Esas sayılı vesayet dosyasındaki murisin vesayet altına alınmasının gerektiğini bildirir bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bu yönüyle ATK raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 2. Vesayet dosyasının açılmasından sonra davalı tarafından çekilen 221.922,00 TL yönünden Mahkemece ayrı değerlendirme yapılması gerekirken bu yöne ilişkin olarak eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını, 3. Ödendi açıklamalı tüm ödemelerin ...'ye yapıldığı kabul edilerek hesaplama ve değerlendirme yapıldığını, ... ve ... Bankasından bu işlemlere ait banka dekontlarının imzalı suretlerinin celbi ile bu kayıtlar getirtildikten sonra bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiğini, 4. ... Bankası USD hesabına yatırılan paraların tamamının murisin kiracısı tarafından kira ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle murise ait olduğu kabul edilerek yarısının müvekkiline verilmesi gerektiğini, 5. ... Bankası TL hesabına yatırılan paraların tamamının murisin kiracısı tarafından kira ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle murise ait olduğu kabul edilerek yarısının müvekkiline verilmesi gerektiğini, 6. Vesayet davası esnasında ... Bankasından para çekildiğini, bu dosyadan hesap üzerine tedbir konulması gerektiğini, davalı vekilince vesayet dosyasındaki duruşmada hesaptaki paraların murise ait olduğunun kabul edildiğini,
7. ... Bankasındaki hesaba yatan bütün paraların muris kaynaklı olduğunu, davalı tarafından yatırılan bir para olmadığını, bu konuda davalıya yemin teklif edilmesini istediklerini, davaya konu hesapların ortak hesap olmadığını, hesaplardan davalının alması gerekenden fazla para çektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras sebebiyle denkleştirme istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.