Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/303 E. 2026/1585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/303
- Karar No
- 2026/1585
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/656 E., 2025/1284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2024/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu 7 25... parsel sayılı taşınmazda 28349/331608 oranında paydaş olduğunu, paydaşlardan ......'nın kendisine ait hisseyi davalıya 13.09.2022 tarihinde 1.273,686,40 TL bedelle tapuda devrettiğini, bu devrin kendilerine bildirilmediğini, davacının yasadan doğan ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalıya ait hisseyi almak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının fiili taksim iddiasının haksız olduğunu, fiili taksim iddiasının kanundan kaynaklanan bir iddia olmayıp Yargıtay içtihatlarına göre dürüstlük kuralından kaynaklandığını, 2. Yapılan keşifte ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda fiili taksim olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu durumun fiili taksim değil arazinin kot farkından kaynaklı taş duvar ile sağlamlaştırma çalışmasından ibaret olduğunu, kot farkından kaynaklı arazinin çökmemesi için yapılan taş duvarın keşifte bilirkişilerce fiili taksime dayanak olarak sunulduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.