Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2695 E. 2026/3054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2695
Karar No
2026/3054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2001 E., 2026/380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/87 E., 2025/178 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 29 37... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazda 1/32 oranında hisseye sahip olduğunu, bahse konu taşınmazda dava dışı ...'ün hissesini davalı ...'a 22.06.2023 tarihinde sattığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı aynı bedelle almaya hazır olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 65,74 m²'lik, 7/480 oranındaki hissenin satış işlemine ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı müteahhit firma ... İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu taşınmaza 4508 m² ve 2 bloktan oluşan bina yapılması hususunda arsa sahipleri ile anlaştığını, ardından müteahhit şirketin dava dışı ... ve ... şirketleri ile yapılacak iş karşılığında işbu şirketlere projeden daire ve dükkanlar verileceği hususunda taşeronluk sözleşmeleri yaptığını, davalının da bu taşeron şirketlerden ... Şirketinin yetkilisi olduğunu, dava dışı satıcı ...'ün müteahhit ... Şirketi ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak ... Şirketine olan devir ediminden bir kısmını, ... Şirketinin isteği ile taşeron ... Şirketi yetkilisi olan davalıya devrettiğini, yapılan bu işlemle hem dava dışı ...’ün, ... Şirketine olan devir yükümlülüğünü yerine getirdiğini hem de ... Şirketinin taşeronluk sözleşmeleri kapsamında vermesi gereken daire ve dükkan devir yükümlülüğünün bir kısmının yerine getirildiğini, ortada gerçek bir satış olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava dışı ...'nin dava konusu hisseyi kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenici firma ...'ın isteği doğrultusunda inşaatın devamı için alt taşeron davalıya devrettiği, ortada gerçek bir satışın olmadığı, davacının da aynı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi olan 22.08.2024 tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, resmî senette gösterilen satış bedelinin 17.850,00 TL olduğu, dolayısıyla dava değerinin dava tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Süresi içinde inşaat yapılmadığı için ruhsat süresinin sona erdiğini, yapının ruhsatsız olduğunu, 2. Hangi dairenin kime, nasıl verileceği konusunda belirlilik bulunmadığını, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, 3. Davacı tarafça yapılan bir pay devri olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-(b) bendi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2695, K. 2026/3054, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2695-e-2026-3054-k-dc3ba54a5f44