Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2624 E. 2026/2954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2624
Karar No
2026/2954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1822 E., 2026/523 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kiraz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/185 E., 2024/26 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 13... parsel sayılı taşınmazda davalıya satılan payın ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline yapılan devrin gerçek satış olmadığı, dava konusu payda meydana gelen objektif değer artışının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmaz üzerinde bulunan evlerin avluların müşterek olduğu, meskenlerin farklı kişilerce kullanımının fiili taksimi göstermeyeceği, davalıya yapılan devrin gerçek satış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİ1NAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla fiili taksim savunmasının ispatlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya pay satan satıcının taşınmazda kullandığı yerin olmadığını, davacı ile davalı arasında fiili taksime ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, bilirkişi raporunda da bu durumun belirlendiğini, davalının davacının evini kullanmasına engel olan eylemleri nedeniyle ön alım hakkının kullanıldığını ifade ederek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulması isteğinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına davalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2624, K. 2026/2954, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2624-e-2026-2954-k-35a8119f1a81