Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2557 E. 2026/2830 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2557
Karar No
2026/2830
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/357 E., 2026/2 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Yaylasında yer alan ... no.lu mera vasıflı taşınmazın 203,30 m²'lik kısmına kargir bina inşaatı yapmak, taşınmazda kain ilköğretim okulu binasının tuvaletini yıkmak, ilköğretim okul binasının olduğu yere hayvan bağlayıp, arı kovanı koymak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; davalının vaki müdahalesinin men'ine, binanın kâl'ine, eski hâle getirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli kararı ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin IV No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairemizin 19.03.2025 tarihli ve 2024/3611 Esas, 2025/1549 Karar sayılı ilâmı ile; davacı tarafından dava konusu 2606 sayılı mera parseline davalının taş bina inşa etmek, ilköğretim okulunun içine hayvan bağlamak, arı kovanı koymak ve tuvaleti yıkmak suretiyle tecavüzde bulunulduğu iddiasıyla açılan davada, davalı tarafından taş bina inşaatı yönünden iddiasının kabul edildiği, diğer kısımlar yönünden ise iddianın reddedildiği, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanında sadece taş binanın davalı tarafından yapıldığının bildirildiği, bilirkişi raporlarında ise bağlandığı iddia edilen hayvanlar ile arı kovanlarının olmadığı, ilköğretim okulunun tuvaletinin ise sağlam vaziyette olduğu belirlendiğinden Mahkemece, davalının dava konusu mera parseline taş bina yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu kabul edilerek bu tecavüz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, diğer kısımlar yönünden davalının mütecaviz yapıları yaptığı, kullandığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; davalının 2606 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi tarafından düzenlenmiş 29.01.2024 tarihli rapora ekli krokide A harfi ile gösterilen 203.30 metrekarelik alana müdahalesinin men’ine, A harfi ile gösterilen ev inşaatının kâl’ine, 355,57 TL eski hâle getirme bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının mera arazisini bozmak kastıyla eylemde bulunmadığını, inşaatı devam ettirme imkânı olmasına rağmen mera olduğunu öğrenmesiyle inşaatını durdurduğunu, raporda eski hâle getirme hesaplamasında taşınmazın eski hâlinden daha nitelikli bir hâli için gereken masraf kalemleri ele alındığından fazla olduğunu, 2. Bilirkişi raporunda taşınmazın değer tespitinin gerçek piyasa koşullarının üzerinde hesaplandığını, arazinin bulunduğu bölgede taşınmazın yoksun olduğu özellikleri taşıyan arazilerin dâhi bu fiyatlardan satıldığı göz önüne alındığında gerçek değerinin üzerinde bir hesaplama yapıldığını, üzerinde bulunan yapının sadece tuğlalardan oluşan kaba inşaat niteliğinde olduğunu, yapının dava tarihi itibari ile 584.894,10 TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu değere göre davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de fahiş olduğunu, 3. Davalının belirtilen alanlara herhangi bir tecavüzü ve zararı bulunmadığı sabit olmasına rağmen Mahkemece gerekçeli kararda yargılama giderleri yönünden hatalı hüküm kurduğunu, 4. Mahkemece davanın reddedilen kısmı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken çok düşük bir rakama hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; meraya müdahalenin men’i ile eski hâle getirme istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2557, K. 2026/2830, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2557-e-2026-2830-k-9b6e126a2a4b