Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2507 E. 2026/2444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2507
Karar No
2026/2444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2023/113 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada özetle; dava konusu 1 44... ve 1 43... numaralı parsellerin kendi adına kayıtlı olduğunu, bölgede yapılan Devlet Karayolu çalışmaları esnasında gayrimenkuller arasından akmakta olan Akçaova deresinin yol molozları ve artıkları ile doldurulması sonucunda yatağın değişerek kendisine ait tapulu yerine doğru geldiğini, ayrıca ırmağın karşı tarafında bulunan Ese Bükü denilen ırmağın 2. kolu olduğunu, davalıların ırmağın bu kolunu iptal ederek doldurduklarını ve servis yolu olarak kullanıldığını ancak daha sonra açmadıklarını, ırmağın kendisinin yerindeki bütün bahçelerini ve toprağını alıp götürdüğünü ve hâlen de götürmeye devam ettiğini, bu nedenlerle şirketler ortaklığının Karayolları çalışmaları esnasında dere yatağının doldurulması sonucu da oluşan zarar nedeniyle vaki el atmanın önlenmesine, dere taşması sonucunda meydana gelen heyelanın önlenmesi için istinat duvarı yaptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleştirilen 2010/60 Esas sayılı davada özetle; davalılar ... ile Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı açtığı dava ile dava konusu 1 44... parsel sayılı taşınmazın 1616 m²'sine verilen zarara ilişkin olarak 2011/6 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan tespite göre belirlenen; taşınmazdan fındık, kivi-mısır geliri olarak elde edemediği geliri zarar olarak ayrıca ırmağın alıp götürdüğü taşınmaz bölümlerin değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 3. Davacı vekili birleştirilen 2012/41 Esas sayılı davada özetle; davalı aleyhine dava konusu 1 43... parsel ve 1 44... parsel sayılı taşınmazlara verilen zarara ilişkin olarak tazminat davası açmış ve 2011/12 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan tespite göre belirlenen zararın yasal faiziyle tahsiline ve taşınmazlardan elde edilebilecek 10 yıllık ürün miktarının tespiti ile davalı ... Şirketinden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı NYT İnşaat Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkil firmalar tarafından yapılan yol çalışmasının tamamlanarak tesliminin yapılmasından bu yana yaklaşık 3 yıllık zaman geçtiğini, her ne kadar zarara sebebiyet verildiği kabul edilmese de bir zararın varlığının kabulü hâlinde dâhi bu zararın dermeyanının zamanaşımına uğradığını, kullanılacak servis yolu güzergahının Karayolları tarafından belirlendiğini, müvekkili firma tarafından yapımı üstlenilen yolun inşasının yapımının 10 yıldan fazla sürdüğünü, bu süre içerisinde defalarca fezeyan olduğunu ama müvekkili firmalara aksettirilen bir zararın söz konusu olmadığını, bölgenin coğrafi yapısı ve iklim özelliklerinden kaynaklanan fezeyan ve toprak kaymalarından kaynaklanan zararların izalesinin müvekkili firmadan talep edilmesinin yasal olmadığını, bu nedenlerle öncelikle açılan bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, bu taleplerinin kabul edilmediği takdirde davanın esastan reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2015 tarihli kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleştirilen 2012/41 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/6084 Esas, 2018/17325 Karar sayılı kararında belirtilen “…Davacı dava dilekçesinde, elatmanın önlenmesi ve istinat duvarı yapılması talebinde bulunmuş, birleşen dava dosyalarında ise tazminat talep etmiştir. Mahkemece birleşen 2011/41 Esas sayılı dava dosyası hakkında hüküm kurulmuş olmasına rağmen birbiri ile irtibatlı bulunan 2010/60 Esas sayılı dava dosyası hakkında hüküm kurulmamıştır. Mahkemece, bu talep de değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararı ile; birleştirilen 2010/60 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, birleştirilen 2012/41 Esas sayılı dava dosyasında, dava konusu 1 44... parsel yönünden davanın usulden reddine ve 1 43... parsel yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2019/5090 Esas, 2021/3391 Karar sayılı ilâmında belirtilen "...Davacı asıl davada, elatmanın önlenmesi ve istinat duvarı yapılması talebinde bulunmuş, birleşen dava dosyalarında ise tazminat talep etmiştir. Mahkemece asıl dava hakkında hüküm kurmamıştır. Mahkemece, asıl davadaki taleplerin de değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Asıl dava yönünden, ... tarafından yaptırılan yol çalışmaları neticesinde davacıya ait 1 44... parsel sayılı taşınmaza zarar verildiği, zarar verici durumun devam eder mahiyette olduğu ve zararın yapılacak bir istinat duvarı ile durdurulabileceği, 2. Birleştirilen 2012/41 Esas sayılı dava yönünden, davacının dava konusu 1 44... parsel hakkındaki tazminat talebini 2010/60 Esas sayılı dava dosyası ile davalılara karşı ileri sürdükten sonra aynı konu ve aynı yere ilişkin yeniden dava açtığı, dava konusu 1 43... parsel sayılı taşınmaza ise herhangi bir zarar verilmediği, 3. Birleştirilen 2010/60 Esas sayılı dava yönünden, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu 1 44... parsel sayılı taşınmazın 1.277,70 m²'lik kısmının zarara uğradığı, toplam zararın 10.988,22 TL olarak tespit edildiği ve bu miktar yönünden davacının haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, dava konusu 1 44... parsel sayılı taşınmazın dere ile fiili olarak birleştiği sınırda, inşaat bilirkişisinin 16.12.2014 tarihli rapor ve ekinde belirtildiği şekilde 80 metre uzunluğunda ve 3,5 metre yüksekliğinde istinat duvarının davalılar tarafından yaptırılmasına, müdahalenin bu şekilde önlenmesine, birleştirilen 2012/41 Esas sayılı dava dosyasında, dava konusu 1 44... parsel yönünden davanın usulden reddine ve 1 43... parsel yönünden ise davanın esastan reddine, birleştirilen 2010/60 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, 10.988,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, asıl davada kurulan el atmanın önlenmesi kararının müvekkilinin arazilerini koruyamayacağını, taleplerini karşılamadığını, hükmedilen tedbirinin yetersiz kaldığını, kararın dere yatağının zararlarını önleyemeyeceğini, el atmanın önlenmesi kararının amacına hizmet etmediğini, jeoloji mühendisi eşliğinde keşif icra edilmeden değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, eksik incelemeye dayandığını, birleştirilen 2012/41 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın hatalı olduğunu, birleştirilen davalarda dava konusu edilen yerlerin farklı bölümlere yönelik olup ayrı davalar ikame edildiğini, oluşan zararların ve taleplerin aynı olmadığını, derdestlik bulunmadığını, davalıların dere yatağını moloz ve taşlarla doldurmasının sonrasında dere yatağının yön değiştirerek dava konusu taşınmazlara zarar vermesi sebebiyle delil tespitleri yaptırdıklarını, zararların ortaya konulduğunu, arazilere iki kez zarar verildiğini, 1 44... parsel yönünden derdestlik gerekçesiyle usulden ret kararı verilemeyeceğini, 1 43... parsel yönünden de müdahalenin ispat edildiğini, birleştirilen 2010/60 Esas sayılı dava dosyasında tazminat kararı verilmiş ise de delil tespiti dosyalarındaki değerler ile zararlandırıcı eylemin meydana getirdiği gerçek zararın gözetilmediğini, bazı talepleri hakkında hüküm tesis edilmediğini, denetime elverişli olmayan, soyut ve gerekçesiz bilirkişi raporu üzerinden karar verildiğini, taşınmazların bir kısmının imar planının içerisinde yer almasına rağmen bu hususun gözetilmediğini, taşınmazların bir bütün olarak arazi vasfında tespit edildiğini, değer takdirinin yanlış yapıldığını, az miktarda zarar saptandığını ve taleplerinin tamamen kabulü gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, dere yataklarının ıslahından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, davacının, müvekkil Kurumun dere yatağını kapattığını ispat etmesi gerektiğini, pasif husumetlerinin bulunmadığını, ihaleyi alan şirketin sorumlu olacağını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkil Kurumun devam eden müdahalesi bulunmadığını, idarerin takdir yetkisini sınırlayacak şekilde duvar yaptırılması kararı verildiğini, davacının buna yönelik talebi olmadığını, birleştirilen 2010/60 Esas sayılı dosyası yönünden haksız fiil mi yoksa hizmet kusuru sebebiyle oluşan zarar mı diye bir ayrım yapmadığını, haksız fiilin unsurlarını oluşmadığını, 04.04.2008 tarihli DSİ Genel Müdürlüğü tutanağında derede inşaat atığı olmadığının raporlandığını, temizliğin 2008 yılında yapılmış olup davanın ise 2010 senesinde açıldığını, yapım işleri şartnamesine göre var ise bir kusurun ortak girişime ait olacağını, davalı Kuruma alt taşeron üst taşeron bağlantısı kurularak ve kontrol sorumlusu kabulü ile kusur izafe edildiğini, vekil edenin sorumluluğunu yerine getirdiğini ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını beyan etmektedir. 3. Davalı ... Adi Ortaklığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve talep konusunun idarenin kusurundan kaynaklanması nedeniyle idare mahkemelerinin görevli olduğunu, iddiaya göre sorumlu idarenin DSİ Genel Müdürlüğü olup vekil edene husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini, yolun trafiğe açıldığı 2006 yılından bu yana dava konusu yere müdahale edilmediğini, el atmanın önlenmesi talep edilmesine rağmen duvar yapılmasına karar verildiğini, somut olayın haksız fiile mi yoksa hizmet kusuruna mı dayandığı konusunda hukuki tasnif yapılmadığını, kusur yönünde inceleme gerçekleştirilmediğini, davacının müterafik kusurlu olup olmadığı müdahaleye muvafakati bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılmadığını, dere yataklarının ıslah çalışmasına yönelik DSİ'den görüş alınmadığını, 04.04.2008 tarihli DSİ tutanağında derede inşaat atığı olmadığının tespit edildiğini, söz konusu atıkların sel ve dere taşkını sebebiyle oluştuğunu, DSİ'nin bu tespitine göre dava konusu alanın temizliği yapılarak atıkların kaldırıldığını, 2010 yılında açılan davada vekil edenlere kusur yüklenemeyeceğini, ortada bir kusur ve devam eden zarar bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme, birleştirilen davalarda tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... Adi Ortaklığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, fazla yatırılan harcı davalı ... İnş. Şti.'ne iadesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2507, K. 2026/2444, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2507-e-2026-2444-k-ed2c9e74e0c0