Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2364 E. 2026/2607 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2364
- Karar No
- 2026/2607
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2456 E., 2026/266 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/352 E., 2023/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 15... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 7/71 hissenin 08.06.2021 tarihinde 19.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu satışın müvekkillerinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkillinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline dava konusu payı satış işlemi ile devreden ...'in davacının kardeşi olduğunu, miras yolu ile davacının murisinden gelen yerler için mirasçılar arasında fiilen taksimin yapıldığını ve uzun yıllardır taşınmazın bu taksime uygun şekilde kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararı ile; "...fiilen taksim hususunda murisin imzasının bulunduğu krokinin davacının da aralarında bulunduğu paydaşlar tarafından imzalandığı, tanıklar tarafından fiili paylaşım olgusunun beyan edildiği, bizzat davacı tarafından da fiili paylaşım olgusunun ikrar edildiği, taraflar tarafından kullanılan sınırların davacının ve dava dışı önceki malikin tapudaki hisselerine tekabül ettiği ve zeminde davacının kullandığı sınırın halen zeminde mevcut olduğu, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere taşınmazlar üzerinde paydaşların kendilerine ait muhdesatların bulunduğu, bu hususun da fiili taksimin varlığına delil teşkil ettiği, tüm mirasçıların kendi yerlerini açık ve net bir biçimde rızaen bölerek uzun yıllardır sadece kendi yerlerini kullandıklarının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.02.2026 tarihli ve 2023/2456 Esas, 2026/266 Karar sayılı kararı ile "...mahkemece mahallinde yapılan keşif gözlemi, düzenlenen bilirkişi raporu, tanık beyanları ile 22.06.2020 tarihli parselasyon planı dikkate alındığında, davalı tarafından fiili taksim hususunun ispatlanmış olduğu anlaşıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında Dairece de bir isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Dava konusu taşınmazın elbirliği halinde mülkiyete tâbi olduğu bilinciyle dava açıldığını, eldeki dava sırasında taşınmazların gayri hukuki yol ile paylı mülkiyete dönüştürüldüğünün öğrenildiğini, bu işlemin teminine istinaden müvekkilinin rızası ya da itirazının olup olmadığını soran herhangi bir evrakın tebliğ edilmediğini, bu nedenle posta idaresi, tapu dairesi yetkilileri ile bu işten menfaat temin eden kişilere yönelik olarak Seydikemer Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 2. Taşınmazı mirasbırakan ... 'ın, vefatından sonra çocuklarından kimin nereyi tasarruf edeceğini göstermiş olduğunu, murisin vefatı ile birlikte bu durumun hükümsüz hâle geldiğini, ölüme bağlı olarak artık miras hukukunun esaslarının cari hâle geldiğinin anlaşılması gerektiğini, 3. Taşınmazı davalı tarafa satan ... 'ın da mirasçılardan olduğunu, keşif sırasında tespite konu olan ve fiilen kullanıldığını beyan ettiği yere değil, bu yer ile hiçbir şekilde ilgisi bulunmayan ve hatta tapu bilgileri ile mevkisi dâhi farklı olan yerlerden satış göstermek suretiyle işlem yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.