Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2336 E. 2026/2568 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2336
- Karar No
- 2026/2568
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2448 E., 2025/789 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/101 E., 2023/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, muris ...'in oğlu olduğunu, muris ... tarafından ... Noterliğinde 03.02.2014 tarihli vasiyetname yapılarak, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü ... numaralı parselde bulunan 17 bağımsız bölüm numaralı dükkan niteliğindeki taşınmazın davalı ...'e vasiyet edildiğini, murisin sonradan davalıya başka taşınmazın tapusunu devrederek vasiyetten döndüğünü, murisin fiil ehliyeti olmadığını, vasiyetin yanılma ile yapıldığını belirterek; dava konusu vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin bilerek ve isteyerek vasiyetname düzenlediğini, murisin kandırılmadığını ve vasiyetnamenin son arzusuna uygun olduğunu, vasiyetten iki yıl sonra davacı dâhil tüm mirasçılara ayrı ayrı başka taşınmaz devirleri yapıldığını, bu hususun vasiyetten dönme anlamına gelmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda muris ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olduğunun anlaşıldığı, murisin salt başka bir taşınmazı davalıya devretmesinin vasiyetten dönülmesine dair bir irade olarak değerlendirilmeyeceği, muris ...'in vasiyetnameden döndüğüne dair iradesini açıklayacak fırsatı ve zamanı olmasına rağmen vasiyetnameden açıkça dönmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Murisin vasiyetnameyi yok ederek vasiyetten döndüğünü, vasiyetten döndüğüne ilişkin olarak etrafındaki kişilere sözlü beyanda bulunduğunu, ancak Mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmediğini, 2. Vasiyetnamenin düzenlenmesinden sonra murisin vasiyetten dönme düşüncesiyle başka bir taşınmazını davalıya devrettiğini, bu hususun vasiyetten dönme iradesini ortaya koyduğunu, 3. Vasiyetnamenin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, hile ve baskı olup olmadığı hususlarının tespiti için vasiyetname tanıklarının dinlenmesi gerektiğini ancak Mahkemece bu tanıkların dinlenmediğini, 4. Mahkemece tüm deliller toplanmadan eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.