Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2314 E. 2026/2815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2314
- Karar No
- 2026/2815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2264 E., 2025/2277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2022/425 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babaannesi ...'ın 17.03.2012 tarihinde öldüğünü, ...'ın 24.09.2004 tarihli vasiyetnamesinin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/333 Esas, 2020/589 Karar sayılı dosyası ile açıldığını, vasiyet yapan ...'ın okuma yazma bilmediğini, tanıkların beyanlarında ''vasiyetname noter ... tarafından yazıldıktan sonra vasiyetçi ...'ın önümüzde okuduğunu...'' demek suretiyle okur yazar olmayan vasiyetçinin önlerinde okuduğunu ifade ettiklerini, vasiyetnamenin ölenin birlikte yaşadığı davalının etkisi altında kalarak ve onun telkinleriyle müvekkillerini mirastan mahrum etmek için hazırlandığını, vasiyetnamenin şeklen ve içerik olarak geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin tüm geçerlilik şartlarını içerdiğini, vasiyet edenin noter ve tanıklar önünde söz alarak vasiyetini açıkladığını, vasiyet eden ve tanıklar önünde noter tarafından vasiyetin yazıldığını, yine noter tarafından açıkça tanıklar önünde vasiyetname içeriğinin vasiyet edene ve tanıklara okunduğunu, tanıkların bu vasiyetnameyi önlerinde okunduğuna ve vasiyet edenin son ve gerçek arzuları olduğunu, tanıkların beyan ettiklerinin açıkça yazdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin noter tarafından vasiyetçiye okunduğu belirtildikten sonra, tanıkların; vasiyetname noter tarafından yazıldıktan sonra ...'ın vasiyetnameyi önlerinde okuduğunu, adı geçenin vasiyetnamenin son istek ve arzularına uygun olduğunu söylediğini ve bu işi yapmaya yetenekli gördüklerini belirterek tanıklar tarafından imzalandığı, vasiyetnameye vasiyetçi tarafından parmak basıldığının anlaşıldığını, bu duruma göre vasiyetçinin okur yazar olmadığının sabit olması karşısında düzenlenen vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmaması nedeniyle iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmaması, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmaması, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya ve vasiyetnamenin hiç incelenmediğini, vasiyetnamede şekil noksanlığının bulunmadığını, vasiyetname içeriğinin Kanuna uygun olduğunu, tanık dinletme taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, murisin son arzularının korunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.