Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2149 E. 2026/2353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2149
Karar No
2026/2353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/271 E., 2022/285 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının taşınmazı hiçbir akdi ve ... sebebe dayanmadan işgal ettiğini, işgalin 12.03.2009 tarihli rapor ile zabıt altına alındığını, ecrimisil ihbarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla taşınmazın haksız kullanımından dolayı 13.03.2009 - 31.10.2011 tarihleri arasında teraküm eden 3.688,00 TL işgal tazminatının işgal başlangıcından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 28.04.2015 tarihli ve 2012/11 Esas, 2015/176 Karar sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda, 07.05.2013 tarihli oturumda tutanağa geçen imzalı beyanıyla davalı dava edilen yerde talep edilen tarih sonuna kadar (2011) oturduğunu kabul ettiğinden, bilirkişi raporu ile belirlenen bedel üzerinden, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi heyetince belirlenen 3.536,40 TL ecrimisil alacağının işgalin başlangıcından itibaren dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2018/5310 Esas, 2020/5189 Karar sayılı ilamında, Mahkemece taraf delillerinin toplanması suretiyle, dava konusu taşınmaz başında yeniden tanık dinlenerek, ecrimisil talep edilen dönemlerde dava konusu taşınmaza davalı tarafından müdahale olup olmadığı ve yıkıma kadar müdahalenin devam edip etmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının ecrimisil talep edilen 2009 - 2011 yılları arasında taşınmazı işgal ederek kullandığına dair yeterli delil elde edilemediği ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanıkların davalı ile akrabalık ilişkilerinin bulunduğunu, ayrıca tanıkların beyanda bulunurken tam hatırlamadıklarını belirttiklerini, 2. Davalı tarafça dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yıkıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi resmi makamlarca da bu yönde herhangi bir tespitin yapılmadığını, 3. Davalının duruşmada 2011 yılına kadar taşınmazda oturduğunu bizzat kabul ettiğine dair beyanı mevcut olduğu halde salt tanık beyanlarının esas alınarak davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece davalının bu beyanının hiç değerlendirilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2149, K. 2026/2353, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2149-e-2026-2353-k-1e5c384283aa