Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1614 E. 2026/2109 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1614
- Karar No
- 2026/2109
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2056 E., 2026/132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/277 E., 2024/113 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaş olduğu 4 84... parselde bulunan taşınmazda davalı tarafından 14.01.2022 tarihinde 1/7 hissenin satın alındığını, satışa ilişkin ön alım hakkı olduğunu ileri sürerek ön alım hakkı nedeni ile davalı adına kayıtlı payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim olduğunu, yapılan satışın aslında bedelsiz olarak yapıldığını yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "yapılan incelemede taşınmaz devrinin bağış niteliğinde olmadığı, taraf tanıkları fiili taksime ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmuşlarsa da; öncelikli olarak davacı ve davalı ile akrabalığı bulunmayan tanıkların beyanları irdelendiğinde; dava konusu parselin üst kısmının ... tarafından kullanıldığı, aşağı kısımda olan samanlık ve çevresinin ise ... ...'in kullanımına bırakıldığı, ...'e düşen alanın davalı ... ... tarafından kullanılmasına rıza gösterildiği, dava konusu taşınmazın B harfi ile gösterilen alt kısmının yıllardır davalı ... ... tarafından kullanıldığının belirlendiği, taraflar arasında yıllardır fiili bir kullanım şekli olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksim için aranan davacının kullanımının olmadığını, taşınmazın tamamı veya büyük bir kısmının davalı tarafından kullanıldığını, davacının kullanımına terk edilen belirlenmiş bir alanının olmadığını, rapordaki tespitlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporda davacıya 405 m²' lik alanının ayrıldığından söz edilse de davacının adına kayıtlı olan taşınmazın yüzölçümünün 173 m² olduğunu, taşınmazının 2,5 katının fiil kullanıma terk edilmesinin mantıksız olduğunu, davacı tanık beyanlarının gerekçesiz bir şekilde değerlendirilmediğini, eski hava fotoğraflarında da hissedarların kullanımının belirgin olmamasının fiili taksimin sonrada üretildiğini teyit ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.