Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1544 E. 2026/2513 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1544
Karar No
2026/2513
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/226 E., 2025/13 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden bozmaya uyularak verilen karar yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 16.01.2025 tarihli ve 2024/4789 Esas, 2025/310 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... ve ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; bir kısım davalıların murisi ... ile müvekkillerin murisi ... arasında 22.12.1975 tarihinde imzalanan satış senedi ile satış tarihinde tapuda kaydı bulunmayan ve daha sonra İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 20 58... parsel numarası ile tescil olunan taşınmazların adı geçen murislere satıldığını ancak müvekkilleri adına devredilmediğini, bu taşınmazların 36 yıldır nizasız ve fasılasız şekilde müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu, kayıt maliki ... 'in 20 yılı aşkın süre önce vefat ettiğini, dava konusu taşınmazların bir süre önce ... mirasçıları tarafından diğer davalı ...'e satıldığını belirterek, dava konusu taşınmazdaki davalı tarafa ait hissenin iptali ile müvekkilleri adına tescilini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde taşınmaz değerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahil vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asli müdahil olarak davada yer almak istediğini, 2058 parsel numarasını alan taşınmazın dava konusu satış sözleşmesi ile davalılar murisi ... 'den müvekkilinin satın aldığını, satış tarihinden itibaren müvekkilinin taşınmaza zilyet olup üzerindeki muhdesatların meydana getirildiğini belirterek, dava konusu 2058 parsel sayılı taşınmazdaki davalı tarafa ait hissenin iptali ile müvekkilleri adına tescilini, bu taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde taşınmaz ile muhdesat bedellerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davacılar zilyetliğinin asli değil fer'i zilyetlik olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince: "payı 1981'de tapuya tescil edilen bir kısım davalılar murisi ... 'in 12.02.1986 tarihinde vefat ettiği, mirasçıların tapudaki intikali 02.03.2011 tarihinde malikin ölümünden 20 yıl geçtikten çok sonra yaptırdıkları, davalılar murisinin ölüm tarihi olan 12.02.1986 tarihi ile Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.02.2011 tarihi arasında çekişmeli taşınmaza davacı ...'ın 20 yılı aşan süreyle malik sıfatıyla zilyet olduğu, her ne kadar davalıların iddiaları doğrultusunda mahkemece davacının zilyetliğinin asli değil feri olduğu kabul edildiyse de, davacının zilyetliğinin 30 yılı aşkın olduğu göz önüne alındığında davacı tarafça sürdürülen bu zilyetliğin asli olduğunun kabulünün gerekeceği, bu şekilde davacı yararına Medeni Kanunun 713/2. maddesinde belirtilen iktisap şartlarının oluştuğu; çekişmeli taşınmazda davalı ... 'e ait pay 02.03.2011 tarihinde mirasçılarına intikal ettikten sonra, 03.03.2011 tarihinde davalı ... 'e satılmış olup, davacıların dava dilekçelerinde ve aşamalarda bu devrin iyi niyetli olmadığını iddia ettikleri, çekişmeli taşınmazda davaya konu payı kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra kayden satın alan davalı ... lehine TMK'nin 1023.maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, bu kapsamda çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak 08.11.1991 gün ve 3/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkeler gereği, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapuda pay satın alan davalının dava konusu taşınmazın davacının zilyet ve tasarrufunda olup olmadığını bilip bilmediği, aynı köy ya da yerleşim alanında oturup oturmadığı, akraba olup olmadığı, bu kişinin dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakınlarında taşınmazının bulunup bulunmadığı ayrıntılarıyla sorularak, satın alan davalının iyi niyetli olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine" değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “davacılar ..., ..., ..., ... ile ...'ın tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, davacılar ..., ..., ..., ... ile ...'ın terditli tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 4.731,98 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ile ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak .... Noterliğinin 06.04.2018 tarih, ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar ..., ..., ..., ... ile ...'a verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; davalı ...'e karşı açılan davanın reddine; asli müdahil ...'ın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, asli müdahil ...'ın terditli tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.024,33 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ile ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak asli müdahil ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,1.640,00 TL'nin davalı ...'ten alınarak asli müdahil ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile asli müdahil ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. Dairemizce: “davacılar murisi ..., asli müdahil ... ile bir kısım davalılar murisi ... arasında akdedilen basit yazılı sözleşme ile dava konusu taşınmazlara ilişkin satış yapılmış; dosya kapsamından anlaşıldığı şekilde davacılar murisi ve asli müdahil taşınmaz üzerine yapı inşa etmek suretiyle zilyetliklerini devam ettirmiş olup dava konusu taşınmaz 03.03.2011 tarihinde davalı ... 'e tapuda satış işlemiyle temlik edilmiş olup, temlik alan davalanın kötü niyetli olduğu yeterli delil ve gerekçeyle kanıtlanamadığından tescil isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin diğer temyiz istemleri incelendiğinde ise; davacılar murisi ... ve asli müdahil ... yönünden Türk Medeni Kanunun 713/2. maddesinde belirtilen iktisap koşulları oluşmasına karşın taşınmaz iyi niyetli kabul edilen ...'e intikal etmiş olduğundan davacılar ve asli müdahilin güncel zararının taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri kadar olduğu, Mahkemece taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri bilirkişiye hesap ettirilerek bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken harici satış sözleşmesindeki bedelin denkleştirici adalet hesabı ile bulunan değerinin hüküm altına alınmasının doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuş; davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin karar düzeltme başvuruları reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; “davacılar murisi ... ve asli müdahil ... yönünden Türk Medeni Kanunun 713/2. maddesinde belirtilen iktisap koşulları oluşmasına karşın taşınmaz iyi niyetli kabul edilen davalı ... 'e intikal etmiş olduğundan davacılar ve asli müdahilin güncel zararı taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri kadar olduğu” gerekçesiyle dava konusu 20 58... parsel sayılı taşınmazlardaki davalı ... adına kayıtlı hisselerin 20 11... tarihleri itibari ile değerlerinin tespiti ile alınan ek rapor ve bozma ilâmı uyarınca tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.11.2025 tarihli ve 2025/3749 Esas, 2025/4675 Karar sayılı ilâmı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; a. Dava konusu 20 58... parsel sayılı taşınmazların üzerindeki muhdesatlarla birlikte değerlemesine dair bilirkişi incelemesi neticesinde dava tarihi itibariyle 2058 parsel için 101.997, 97... parsel için 116.768,52 TL değerleme yapılmış ise de Mahkemece sadece 2059 parsel ile ilgili yapılan değerleme üzerinden yarı yarıya düşük olacak şekilde 1/2 oranında lehine karar verildiğini, dava konusu olan 2058 parsel yönünden karar verilmediğini, dava konusu yapılan her iki taşınmazın dava tarihi itibariyle yapılan değerleme toplamının 218.766,49 TL olduğu, müvekkilleri açısından hüküm altına alınması gereken rakamın bu olduğunu, aksi düşünülse dâhi müvekkilleri lehine 2059 parsel için 116.768,52 TL değer dikkate alınarak ve bu miktar üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, b. Verilen kararın hatalı olması nedeniyle yargılama giderleri ve harçlar yönünden de hatalı hüküm kurulduğunu, c. Asli müdahale talebinde bulunan ...'ın zilyetlik iddiasının hukuka ve kanuna aykırı olmakla, lehine hüküm kurulmasının kabulünün hiçbir surette mümkün olmadığını, başvuru harcı ve ilâm harcının yatırılmadığını, ç. Davalı ... 'in iyiniyetli olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlandığını belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir. 2. Asli müdahil vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; a. Davalı ... 'in iyiniyetli olmadığının gerek tanık beyanları ile gerekse dosyada mevcut delillerle sabit olduğunu, b. Müvekkili lehine takdir edilen tazminatın çok düşük olduğunu ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek, kararın düzeltilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmüne dayalı olarak açılmış haricen satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Somut olaya gelince; önceki kararlarımızda da açıklandığı üzere davacılar murisi ... ile asli müdahil ...'ın 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil isteme hakları doğmuştur. Ne var ki, anılan yasa hükmüne dayalı Mahkemece bir tescil hükmü kurulmadan önce kayıt malikleri tarafından taşınmazdaki hisse davalılardan ...'e tapuda satış suretiyle devredilmiştir ve yargılama sırasında temlik alanın kötüniyeti ispatlanamamıştır. Bu hâlde davacılar ve asli müdahil lehine tapunun iptali ile tescil hükmü kurulmamış olması doğrudur. 4721 sayılı Kanun'un 713/5 hükmünde açıklandığı üzere mülkiyetin kazanılmış olmasına ve mülkiyetin tanınmasının söz konusu olmadığına göre davacıların ve asli müdahilin oluşan zararlarının önceki kayıt malikinden talep etme hakları bulunmaktadır. Bu sebeple, Mahkemece keşif yapılarak davacılar zararının tespiti ile hüküm altına alınmış ise de belirlenen tazminat miktarı hatalıdır. Davacıların ve asli müdahilin de kabulünde olduğu üzere oluşan parsellerden 2058 parseli baştan beri asli müdahil, 2059 parseli ise baştan beri davacılar eylemli olarak kullanmaktadır. Taraflar arasında her bir parselin özgülenmesi hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. O hâlde, tazminat miktarı belirlenirken 2058 parselin asli müdahil tarafından çekişmeye konu edildiği 21.01.2020 tarihinden itibaren sürüm değerinin, 2059 parselin ise davacı tarafından çekişmeye konu edildiği dava açma tarihi olan 20.09.2011 tarihindeki sürüm değerinin belirlenerek her bir davacıya ayrı ayrı ödenmek üzere hüküm altına alınması gerekmektedir. Davacının 2059 parselle ilgili açtığı dava tarihindeki 2059 parselin rayiç değeri bilirkişiler tarafından 116.768,52 TL olarak belirlenmiştir. O hâlde, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken yarıya bölünmek suretiyle belirlenen rakamın hüküm altına alınması doğru değildir. Asli müdahilin dava açtığı 21.01.2020 tarihinde diğer davacılardan ayrı çekişmesiz kullandığı ... nolu parselin ise asli müdahil tarihindeki değeri 236.999,66 TL tespit edilmiş olup bunun da tamamının hüküm altına alınması gerekirken yarı nispetinde hesaplanarak tazminata karar verilmesi doğru değildir Hükmün yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerekirken, maddi hata sonucu onanmasına karar verildiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından davacılar vekilinin ve asli müdahil vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek, Dairemizin 05.11.2025 tarihli ve 2025/3749 Esas, 2025/4675 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, Mahkeme hükmünün açıklanan gerekçeler ile bozulmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacılar vekilinin ve asli müdahil vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.11.2025 tarihli ve 2025/3749 Esas, 2025/4675 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 2. Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz ve ret karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1544, K. 2026/2513, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1544-e-2026-2513-k-66af32f73dba