Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/701 E. 2025/1447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/701
- Karar No
- 2025/1447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2024/73 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ..., ... Mahkemece bozmaya uyularak verilen ilişkin karar davacılar vekili ve ... dışındaki davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacıların maliki olduğu 470 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, bu taşınmaz lehine davalılara ait 467 parsel sayılı taşınmazdan, olmadığı takdirde uygun görülecek taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/144 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2016/18248 Esas, 2020/6866 Karar sayılı kararıyla geçit bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre 1 numaralı alternatif geçit yolunun en uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili, davanın kabul edilmesine karşın davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve vekille temsil edilen davalılar ayırt edilmeksizin temsil edilmeyenleri de kapsayacak şekilde tüm davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün 7. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. 2. ... dışındaki davalılar vekili, lehine geçit hakkı tesis edilen taşınmazın tüm maliklerinin davada davacı olarak yer almamasına karşın davanın kabulünün hatalı olduğunu, taşınmaz maliklerinin zorunlu dava arkadaşı olmalarına karşın Durdali Özdemir, Hakan Özdemir ve Ramazan Özdemir'in davaya muvafakat etmediklerini, geçit bedelinin düşük hesaplandığını, 3 numaralı alternatifin daha uygun olduğunu, bilirkişi raporuna karşı bu hususlardaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. 1.Temyiz eden ...'ın aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazda payı kalmadığından sıfat yokluğundan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2.Diğer temyiz itirazlarına gelince ise; 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit bedeli, dava tarihi olan 2015 yılı itibariyle belirlendiğinden fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca; hükmün temyizen incelendiği tarihe kadar geçen süre içerisinde enflasyonda meydana gelen artış sebebiyle, karar tarihine yakın tarihteki güncel bedelin yeniden belirlenmesi amacıyla Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmalı, mümkün görülmezse yeniden keşif yapılmalı, karar tarihine en yakın tarihteki rayiçler dikkate alınarak güncel geçit bedeli belirlenmeli ve belirlenen geçit bedelinden depo edilen miktarın mahsubuyla kalan miktar depo edilmelidir. O hâlde fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince geçit bedelinin yargılamada geçen süre nedeniyle paranın satın alma gücündeki azalma gözetilerek karar tarihine yakın tarihteki bedelin belirlenip depo edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. 3. Kabule göre de, geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Ancak, Mahkemece üzerinden geçit hakkı kurulan taşınmaların malikleri aleyhine açılan dava kabul edildiğine göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde davalılar lehine ayrıca vekâlet ücreti takdir edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1....'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE 2-Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, HUMK'un 440/III- 2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğuna, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.