Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6113 E. 2026/1501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6113
- Karar No
- 2026/1501
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/451 E., 2025/203 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu 118, 122, 1 35... numaralı parsellerde 11.05.2018 tarihinde ...'e, 15.08.2018 tarihinde ...'ya pay satıldığını, resmî senetteki satış bedellerinin ön alım hakkını önlenmek amacıyla muvazaalı olarak belirlendiğini, keşifle belirlenecek gerçek bedel üzerinden önalım hakkının kullanmak istediklerini belirterek tapu iptali ve tescil talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlarda fiili taksim bulunduğunu, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, gerçek bedeller üzerinden satışların yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2018/387 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararıyla taraflar arasındaki paydaşlığın toplulaştırma çalışmaları sebebiyle sona erdiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacılar lehine 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararı ile tarafların toplulaştırma işlemi sonucunda dava konusu taşınmazlarda paydaşlıklarının sona erdiği, ön alım davasının konusu kalmadığı, İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince 18.07.2022 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin istinaf talebi değerlendirilerek davalı ile davalıya pay satan hissedarların kullandıkları yerlerin ayrı ayrı belirli olmadığı, bu nedenle taşınmazlarda fiili taksim bulunmadığı, davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığından davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru ve yerinde görüldüğü gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Somut uyuşmazlıkta; dava açıldıktan sonra 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile yapılan toplulaştırma işlemleri sonucunda oluşan taşınmazlarda tarafların müşterek paydaşlıklarının kalmadığı, bu hâli ile davacıların dava konusu işlemlere yönelik ön alım hakkının bulunmadığı, Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi ve 3083 sayılı Kanun gereğince tarafların iradesi dışında kamu otoritesiyle bu sonuca ulaşıldığından taraflarca yapılan yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, ayrıca vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, kararın mahiyeti gereği yargılama giderleri taraflar üzerine bırakılmış ve taraflar lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte davacının ön alım hakkı mevcut olup bu hakkın sonradan oluşan bir idari işlemle sona erdiği gerekçesiyle reddinin kazanılmış hak ilkesine ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, toplulaştırma işleminin, davacının rızasına dayanmayan ve kamu yararı amacıyla yapılan idari bir müdahale olduğunu, bu müdahalenin, ön alım hakkı gibi özel hukuk ilişkilerinden doğan kazanılmış hakları ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını, idari işlem sonucu dava reddedildiğinden müvekkiline yargılama gideri yüklenmesi ve lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusuz kaldığından dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, tüm dosya kapsamından taşınmazda fiili taksim bulunduğu ve bedelde muvazaa iddiasının yerinde olmadığının sabit olduğunu, dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterilen 100.000,00 TL ile taşınmazların tapudaki alım-satım bedeli olan 2.651.000,00 TL arasındaki fark üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.