Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5304 E. 2025/5255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5304
Karar No
2025/5255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1540 E., 2025/944 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/133 E., 2024/75 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 16.09.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanuna eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.

04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.

Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 01.07.2025 tarihinde kararın verildiği, 7550 sayılı Kanun ile getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yeni düzenleme ile kesinlik sınırının tespitinde davanın açıldığı tarih olan 2023 yılındaki 238.730,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemeye ve dosya içeriğine göre; Mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın 326.400,00 TL olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar verdiği tarihteki kesinlik sınırının üstünde kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 01.07.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 81 91... parselde kayıtlı taşınmazda paydaş olup, bir kısım paydaşın hissesini 3. kişilere devretmiş olduğunu e-devlet üzerinden yaptığı kontrolde gördüğünü, bu devirlerden bir tanesinin davalıya 09.06.2022 tarihinde yapıldığını, davalının devir işlemlerini noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğünü de yerine getirmediğini ileri sürerek ön alım taleplerinin kabulüne, davalı adına olun tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kötüniyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davanın süresinde açılmadığını, davaya konu taşınmazın.... Noterliğinin 15.05.2015 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalı tarafından alındığını ve o tarihten bu yana davalının kullanımında olduğunu, taşınmazda rızai taksimin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim olduğunun ispat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...keşifte dinlenen tanık ve bilirkişilerin dava konusu taşınmazda fiili taksim ve tarafların kullandığı ayrı ayrı yerler bulunduğunu doğruladığı, alınan fen bilirkişi raporunda davacı ve davalının kullandığı yerlerin işaretlendiği ve belli olduğu dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; mukabil delillerinin toplanmadığını, yemin delilinin hatırlatılmadığını, davalının fiili taksim olgusunu yalnızca davalının hissesi üzerinde yapı olmasına dayandırdığını, keşif gününe kadar hiçbir şekilde taşınmazın bir bölümünün davacı tarafından kullanım iddiası olmamasına rağmen keşifte davacının da kullandığı yer olduğunun belirtildiğini, bunun gerçeği yansıtmadığını, fiili taksim savunmasının keşif aşamasında ileri sürülmeyeceğini, tanık beyanlarının duyuma dayalı ve ezberletilmiş olduğunu, davacının kullandığı hiç bir alanın olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 16.09.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5304, K. 2025/5255, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5304-e-2025-5255-k-3dd130bc2452