Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/523 E. 2025/4934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/523
- Karar No
- 2025/4934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1425 E., 2024/1748 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/178 E., 2024/299 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müteveffa ... 'nın yasal mirasçıları olduğunu, 1 04... parsel sayılı taşınmazın ... ve ataları tarafından 100 yıldır kullanıldığını, 45 yıldır ... 'nın işlem yaptığını, uzun yıllardan bu yana zilyetliğin müvekkilleri ve atalarında olduğunu, tapu kayıtlarında sehven dava konusu taşınmazın ... adına tescil edildiğini, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ... adında bir kimse bulunmadığını, yani dava konusu taşınmazda malik olarak görünen kişinin o yörede olmayan bir kimse olduğunu, ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmü gereğince tapu kütüğünde maliki kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde düzenlenen malikin kim olduğunun anlaşılamaması hâli; soyut ve mevcut olmayan hayali kişi adına yazılması, kişinin hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda kabul edildiğini, başka bir anlatımla, o kişinin tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahsın kastedilmediğini, dosyadaki bilgi ve belgelerden tapu kaydında malik olarak yer alan ...'nın bilinen bir kişi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu hâliyle dava konusu taşınmazla ilgili, davacıların 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde düzenlenen malikin kim olduğu anlaşılamayan taşınmaz olduğu iddiasının yerinde görülmediği" gerekçesiyle davacıların Maliye Hazinesine yönelik açtıkları davanın husumet yokluğundan reddine, ... aleyhine açtıkları davanın şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de davanın Hazineye yöneltilmesi gerekli olduğundan Hazine aleyhine açılan davanın esastan reddi gerekirken yazılı şekilde pasif husumet nedeniyle ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkillerinin uzun yıllardır ataları ile birlikte dava konusu taşınmaza zilyet olduklarını, 2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ... adına bir kimse bulunmadığını, yani dava konusu taşınmazda malik olarak görünen kişinin o yörede olmayan bir kimse olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde düzenlenen "...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan..." hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.