Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5012 E. 2026/3293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5012
- Karar No
- 2026/3293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1716 E., 2025/1662 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/526 E., 2025/205 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 48 62... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın ile davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın geldisi olan 4 49... parselin mera vasfında olduğunu, akabinde davalı ... tarafından vasfı değiştirilerek ifrazlarla davaya konu taşınmazın oluştuğunu, taşınmazın Mera Kanunu geçici 3.maddesi kapsamında kalmadığını, Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 E.sayılı kararı ile davacı adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın %66' sına tekabül edecek hissesinin davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3194 sayılı Kanunu'nun 11.maddesi uyarınca imar planlarıyla taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, Kadastro Kanunu 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu edilen taşınmazın evveliyatı olan 4 49... parselin kadastro tespiti ile "mera" vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tespit edildiği, ... Belediyesi tarafından 1580 sayılı Kanunun 159. maddesine göre imar planı uygulaması ile vasfının değiştirilerek "arsa" vasfına dönüştürüldüğü, taşınmazın 03/05/2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde kaldığı, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı dışında kaldığı, taşınmazın mera olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmadığı, yerleşim yeri olarak işgal edilmediği, 4342 sayılı Mera Kanununun Geçici 3. maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleşmediği, davalı ... Belediyesi tarafından 4342 sayılı Mera Kanunun yürürlük tarihinden önce taşınmazın vasfının değiştirilmesi uygun olduğu ve davacı Hazinenin taşınmazın tapudaki vasfıyla tapuya kayıt ve tescilini talep edebileceği" gerekçesiyle davanın kabulüne, Karaman İli ... İlçesi ....Mahallesi 48 62... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, 66/100 hissesinin davacı hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Kamu malı iddiasıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gözetildiğinde mahkemece yazılı gerekçe ile imar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meraların bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescilinin gerekeceği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın mera vasfında olmadığı, Mera Kanunu geçici 3. madde kapsamında olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, evveliyatı mera olan taşınmazın yolsuz tescile dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.