Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5010 E. 2026/3229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5010
Karar No
2026/3229
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1714 E., 2025/1661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/695 E., 2025/181 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karaman ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan tapunun 4 49... parselin ifrazı ile oluşan 47 32... parselde kayıtlı taşınmazdaki .... Belediyesi adına olan hisselerin geldisi mera niteliğinde olduğu halde, kadastro tespiti esnasında 1580 sayılı Kanun'un 159. maddesi gereğince Belediye adına mera vasfı ile kayıt ve tescil edilmiş ise de 1580 sayılı Kanun ile Belediye sınırları içerisinde bulunan meraların tasarruf, idare ve nezaretlerinin Belediyelere bırakıldığı ancak mülkiyet hakkının ise Hazineye ait olduğu hüküm altına alınmasına rağmen ... Belediyesi adına kadastro komisyon kararı ile yolsuz olarak tescil edildiğini, Belediye Meclislerinin meraların sadece yararlanma ve kullanma şekillerini değiştirme yetkileri bulunduğunu, özel mülkiyete dönüştürme ve satma yetkilerinin bulunmadığını, ancak davalı tarafından re'sen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapmak suretiyle dava konusu taşınmazında aralarında bulunduğu taşınmazların mera vasfından çıkarıldığını, taşınmazın 4342 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını ileri sürerek Karaman ili, ....ilçesi, ... Mahallesi, 47 32... parsel sayılı taşınmazın 2739/3000 hissesinin davalı adına olan tapusunun iptali ile tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davaya konu taşınmazın yürürlükteki imar planında konut sahası içerisinde kaldığını, 4342 sayılı Kanun'a dayanılarak mülkiyet iddiasında bulunulmasının ve tapu iptali ve tescil talep edilmesinin hukuki bir gerekçesinin olmadığını, davaya konu taşınmazın Belediye mülkiyetinde kalması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve toplanan delillere göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, ayrıca, imar uygulamalarının 2003 yılından çok daha önceki tarihlerde yapıldığını, taşınmazın 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4342 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5010, K. 2026/3229, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5010-e-2026-3229-k-44296c7fb937