Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4907 E. 2026/3166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4907
- Karar No
- 2026/3166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2429 E., 2025/994 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/246 E., 2024/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 8 63... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tapuya kayıtlı olduğunu, bu parsel üzerindeki muhdesatların davacı tarafından inşa edildiğini, taşınmaz ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, müvekkiline tahsis bulunduğunu ileri sürerek; söz konusu muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetetle; "...Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/159 E. sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasında davacı tarafın müdahale talebinin kabul edilmediği, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğu, davacının tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunduğundan söz edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hukuki yararı bulunduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğunun ispat edildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.