Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4827 E. 2026/1828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4827
Karar No
2026/1828
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/798 E., 2025/1035 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yerköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/504 E., 2025/60 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ş.'nin müvekkili Şirkete yönelik tedvir yetkisini 25.09.1992 tarihli ve 1992/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile kaldırılmasına karar verildiğini, ... Fabrikası yetkilileri ile müvekkili Şirket arasında 12.05.1993 tarihinde karşılıklı alacak ve borç ilişkilerinin tasfiyesiyle ilgili olarak mutabakata varıldığını, söz konusu protokolün 21.05.1993 tarihinde müvekkili Şirket yönetim kurulundan geçirilerek ...ye intikal ettirildiğini, yönetim kurulunun 04.03.1994 tarihli ve 2160/A sayılı kararı ile ... Fabrikasından satın alınacak ve bu fabrikaya satılacak sabit kıymet demirbaşların takdir komisyonlarınca belirlenen fiyatlar üzerinden alınıp satılmasına ve tapusu ...’e ait olup ... Fabrikası A.Ş.'nin sabit kıymetlerinde kayıtlı olanların da yeniden tetkik edilip inceleme yapıldıktan sonra sonuçlandırılması hususunda yetki verildiğini, davalı ... tarafından tapusu ... adına olup kendi sabit kıymetlerinde kayıtlı bulunan ... bölge arsaları için tapu iptali ve tescil davalarının açıldığını, açılan bu davaların müvekkili şirket alehine sonuçlandığını, davalı ile yapılan protokol gereği Mahkemece tapu iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiş olan taşınmazın her iki tarafın yönetim kurulu kararı doğrultusunda bedeli ödenmek ve fatura kesilmek suretiyle davalıdan satın alındığını ve ticari defterlerde de mahsuplaşıldığını ileri sürerek, 85... ve 12 11... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği hususların doğru olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, daha önce açılmış ve müvekkili Şirketi lehine sonuçlanmış bir tapu iptali ve tescil davasının olduğunu, bunun tekrar aynı nitelikteki bir davada ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesinin gerektiği, taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmelerinin resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olamayacağı, şekil şartının kamu düzeni ile ilgili olduğu, bu nedenle bu tür sözleşmelerin noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğu, somut dava dosyasında her ne kadar davacı tarafın davalı ile aralarında olan anlaşma gereği taşınmazların devrine yönelik talebi bulunsa da sözleşmenin kanunda öngörülen resmî şekle göre düzenlenmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedeli almasına rağmen tapu devrini yapmadığını önceki kararın kesin hüküm olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4827, K. 2026/1828, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4827-e-2026-1828-k-2d6aa2153996