Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4781 E. 2025/5537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4781
Karar No
2025/5537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/534 E., 2022/165 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu taşınmazın paydaşlarından olan dava dışı ... ...’ın rızasıyla payına düşen kısmına bina yaptığını, taşınmazın diğer paydaşlarının da buna muvafakat ettiğini, davacıların taşınmazı 1994 yılından beri malik sıfatıyla kullanıp bugünkü durumuna getirdiğini, ancak dava dışı ... ...’ın taşınmazdaki payını muvazaalı olarak davalıya devrettiğini, inşaatın değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek TMK'nın 724. maddesi uyarınca davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde binanın değerinin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleştirilen davalarda davacılar aynı taleplerle dava konusu taşınmazın diğer hissedarlarına karşı dava açmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; temlik isteme hakkının kişisel hak olduğunu, 3. kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 08.06.2016 tarihli kararında arsanın ifrazının mümkün olması, davacıların iyiniyetli olması ve dava şartlarının oluşmuş olması gerekçesiyle “...davanın kabulü ile 1 28... numaralı parselde 02.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokisinde 1 31... parsel numarası ile gösterilen toplam 182,44 m²’lik imar parseline tekabül eden kısmının keşif tarihindeki değeri olan 82.310,66 TL temliken tescil bedelinin davalılara tapudaki hisseleri oranında ödenmesi karşılığında davalılar adına olan tapusunun iptaline, davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, depo edilen bedelin karar kesinleştiğinde davalılara ödenmesine...” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 tarihli ve 2018/618 Esas, 2018/2295 Karar sayılı ilamında; "...Davaya konu 1 pafta 5 parsel sayılı taşınmazın 16.060 m² ve fındık bahçesi olarak tapuda kayıtlıyken 03.01.2012 tarihinde 3402 yasanın 22/2A maddesi uyarınca 1 28... parsel ve 15.246,98 m² miktarıyla kayıtlandığı, yargılama sırasında imar uygulaması görerek 17.06.2016 tarihinde çok sayıda imar parselinin oluştuğu, mahkemece yapılan uygulama sonucu davacılara ait binanın 1 31... sayılı imar parselinde kaldığının bildirilmesine rağmen 1 31... sayılı imar parselinin tapu kaydı getirtilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu 5 parsel iken 1 28... parsel olan taşınmazda 17.6.2016’da yapılan imar uygulaması ile oluşan imar parselleri 1 34... adalarda olup 17.06.2016’da tescil edilmişlerdir. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada ise 1 31... sayılı imar parselinin 05.03.2018 tarihinde dava dışı ... ... adına tapuda kayıtlı olduğu görülmüştür.

Bilindiği üzere, 3194 sayılı yasanın 18/9. maddesi uyarınca kadastral parselde hak sahibi olan kişiler tarafından yapılan binaların imar uygulaması sonucu başkası adına kaydedilen imar parselinde kalması durumunda hak sahiplerinin, yapı ömrünü tamamlayıncaya kadar veya kaim bedeli ödeninceye kadar yapıyı kullanma haklarının bulunduğu kuşkusuzdur. Böylesi bir durumda temliken tescilin söz konusu olmayacağı da tartışmasızdır.

Mahkemece, dava konusu binanın 1 31... parselde kaldığı şeklinde değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş ise de dosya kapsamından 1 35... parsel sayılı taşınmazın 182,44 m² yüzölçümü ile 17.06.2016 tarihle davalılardan ... ve ... adına tapuya kayıtlı olduğu, 1 31... sayılı parselin ise UYAP’tan yapılan sorgulamasında dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacılara ait yapının hangi imar parselinde kaldığı kuşkuya yer bırakılmaksızın belirlenerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra Dairemizin ilkeleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava olan 2008/8 Esas sayılı dosyada davalı olarak görünen ... ve birleştirilen 2009/201 Esas sayılı dosyada davalı olarak görünen ... açısından davacıların TMK'nın 724. maddesine dayalı temliken tescil talebine ilişkin davasının reddine, dava konusu binanın dava tarihi itibari ile değeri olan 120.753,36 TL'nin (zemin kat bedeli olan 16.853,76 TL'den 8.426,88 TL davacı ...'ye, 8.426,88 TL davacı ...'e; birinci katı kullanan davacı ...'ye 18.034,80 TL; 2. katı kullanan davacı ...'ye 18.034,80 TL; 3. katı kullanan davacı ...'e 18.034,80 TL; 4. katı kullanan davacı ...'a 18.034,80 TL; 5. katı kullanan davacı ...'ye 18.034,80 TL ve çatı katı kullanan davacı ...'e 13.725,60 TL verilmek koşulu ile) tapuda hisse oranı olan 173/800'e (120.753,36 TL açısından) tekamül eden 26.112,91 TL'nin davalılar ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ...'dan; tapuda hisse oranı olan 627/800'e (120.753,36 TL açısından) tekamül eden 94.640,45 TL'nin davalı ... mirasçıları, dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, diğer davalılar açısından davanın feragat nedeni ile reddine, birleştirilen 2010/44 Esas sayılı dosyanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacılar dava konusu binayı paydaş ...’nın rızası ve daha sonra kendilerine tapu verileceği inancıyla inşa ettiklerini, b. Arsa değeri olan 82.310,66 TL’nin 2016 yılında depo edildiği, mahkeme veznesinde paranın değer kaybına uğradığını, c. Binanın değerinin çok yüksek olduğunu, davacıları mağduriyetine yol açacağını, d. Binanın değerinin, arsanın değerinden fazla olduğunu, e. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden bir kısım davalılara yükletilmesine, Onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4781, K. 2025/5537, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4781-e-2025-5537-k-6cbb1ba34e0f