Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4623 E. 2026/2890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4623
Karar No
2026/2890
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/15 E., 2025/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/347 E., 2023/220 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.05.1996 tarihinde davalı ..., davalıların murisi ... ve ...'dan inşaat hâlinde olan binadan bir adet karkas hâlinde daireyi adi yazılı sözleşme ile satın aldığını ve bedelini ödediğini, davacının daireyi tamamlayarak içine oturmaya başladığını, imar affından yararlanmak için müracaat ettiğini ancak dairenin ... tarafından 1999 yılında ...'ya satıldığını öğrendiğini belirterek öncelikle tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması hâlinde daire bedeli ve cezai şartın ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı yanın iddialarına konu 27.05.1996 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi üzerinden yaklaşık 23 yıl geçtiğini, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu, davacının, işbu satış vaadi sözleşmesinden doğan hakkını sözleşmenin tarafı olan diğer davalıların mirasçılarından talep etmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin herhangi bir geçerliliğinin olmadığını, sözleşmenin düzenleme biçiminde noter huzurunda yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmî şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer verilemeyeceği, tarafların geçersiz sözleşme nedeniyle verdiklerini haksız iktisap kuralları uyarınca geri isteyebileceği, somut olayda taraflar arasında şekil şartlarına uygun sözleşmenin bulunmadığından taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile mükellef olduğu, asıl alacağın ferisi niteliğinde olan cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...’ya karşı yöneltilen tapu iptal ve tescil talepli davanın reddine, davalılar ..., ... ve mirasçılarına yöneltilen davanın kabulü ile denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanan 204.290,92 TL’nin dava tarihi olan 18.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, satış tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanun'un 2/1 maddesinde ve 3/1 maddesinde iyiniyet kuralının düzenlendiğini, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 1978/4 Karar sayılı ilâmında kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmadan önce yapılan bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmelerine ilişkin düzenleme yapıldığını, bu satış vaadinin geçerli olduğunu, cezai şarta hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4623, K. 2026/2890, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4623-e-2026-2890-k-87f453451f0d