Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4573 E. 2026/2684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4573
- Karar No
- 2026/2684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1244 E., 2025/742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/253 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ile davalı arasında .... Noterliğinin 12.03.1997 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi Mukavelesi" yapıldığını, sözleşme uyarınca tapunun 5 80... parsel numarasında (yeni 731ada, 496 parsel) kayıtlı bulunan 7 numaralı meskenin muris ...'ye 250.000.000 ETL bedelle satıldığını, satış bedelinin peşin olarak ödendiğini, dava konusu yerin zilyetliğinin müvekkillerinin murisine devredildiğini, muris ve ailesinin yaklaşık üç yıl boyunca söz konusu taşınmazı yaz aylarında kullandığını, davalının sonrasında söz konusu taşınmazı kendi uhdesinde tutarak üçüncü kişilere kiraya verdiğini ve müvekkillerinin kullanımına engel olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın tapu devrini 2021 yılı Şubat ayında kendi üzerine aldığını ileri sürerek; dava konusu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 7 31... parsel 7 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptal edilerek, müvekkilleri adına hisseleri oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun öngördüğü on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, taşınmaz tapusunun en geç 25.03.1997 tarihinde verileceğinin belirtildiğini, ifanın başlangıç tarihinin bu tarih olduğunu, ancak dava açılmadığından talebin 25.03.2007 tarihinde zamanaşımına uğradığını, yine davacı tarafça mal sahibi davalı aleyhine Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/964 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kararın kesinleştiğini, bu tarih itibariyle davacıların murisinin dava açma hakkı doğmuş olmasına karşın bu hakkın da kullanılmadığını ileri sürerek davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğu, davaya konu taşınmazın tapu kaydının davalıya 04.02.2021 tarihinde devredildiği, bu durumda taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin ifa olanağının 04.02.2021 tarihinde oluştuğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı göz önüne alınarak davalının zamanaşımı def'ine ilişkin savunmasına itibar edilmediği, davalının zamanaşımı dışında başkaca bir savunmasının olmadığı, satış vaadi sözleşmesine göre davalının bedeli tahsil ettiği, taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, bu durumda vaat alacaklısının, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edimi yerine getirmesini talep edebileceği ve toplanan delillere göre davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sözleşmede taşınmaz devrinin 25.03.1997 tarihinde yapılacağının düzenlendiğini, bu tarih itibariyle ifa olanağı bulunduğunu, bu nedenle zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığını, 2. Davacıların ifa olanağının doğduğu tarihten itibaren devir borcunun yerine getirilmesi için ihtarda bulunmadıklarını, herhangi bir tapu iptali ve tescil davası açmadıklarını, 3. Davacı tarafça Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/964 Esas sayılı dosyasında, taşınmazdaki eksiklikler sebebiyle dava açıldığını, bu tarihten sonra dahi tapuyu talep etmemelerinin kötü niyetle hareket ettiklerini gösterdiğini, 4. Dava konusu taşınmazın davacılara veya murisine fiilen teslim edilmediğini, zilyetliğin davacılara geçmediğini, tüm bu nedenlerle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.