Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4502 E. 2026/2145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4502
Karar No
2026/2145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/878 E., 2025/559 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Finike 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/299 E., 2022/390 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.02.1976 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından Finike Noterliğince düzenlenen 04.02.1976 tarihli ve 447 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ileri sürülerek kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak 09.08.2019 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 12.09.1996 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde öngörülen 10 yıllık hakdüşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kadastro Kanunu 12/3. maddenin huzurdaki davada uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu gayrimenkul satış sözleşmesi taraflarının, davacıların ve davalıların murisleri olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanların ölümü ile tereke intikal edeceğinden terekenin açılması ile hak sahibi olabileceklerini, İlk Derece Mahkemesince eksik ve yetersiz inceleme yapılarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4502, K. 2026/2145, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4502-e-2026-2145-k-1ba43f99fe5d