Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4396 E. 2026/2389 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4396
- Karar No
- 2026/2389
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3203 E., 2025/698 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/70 E., 2022/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3 parsel sayılı taşınmazda ¾ paydaş olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın zilyetliğini 1993 tarihli köy senedi ile satın aldığını, taşınmazın 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında ..., ..., ... ... ve ... ... adına tespit edildiğini, ... Kadastro Mahkemesinin 2003/5 Esas sayılı dosyasında itirazlı olduğunu, tapulama tespitine itiraz davasının 2013 yılında sonuçlandığını, mahkemece davaya dahil olan zilyetler yerine 1967 yılındaki ilk tapulama sırasında zilyet olarak tespit edilen kişiler adına taşınmazın tapuya tesciline karar verildiğini, oysa davalıların köyde babalarından kalan tüm taşınmazları aralarında anlaşarak taksim ettiklerini, davalıların murisi ... ...'in taşınmazın diğer hissedarları ... ve ...'ın mirasçıları ile anlaşarak dava konusu taşınmazı ...'ın mirasçıları ... ve ... ...'a devrettiğini, davacının da ... ve ...’dan taşınmazın zilyetliğini devraldığını, dava konusu taşınmazın ... varisleri adına tespit edilmesi gerekirken, miras payını ... ...'a devreden davalıların murisi ... ...'in taşınmazda ¼ paydaş olarak tespit edildiğini belirterek, davalılara ait ¼ hissenin taksim sözleşmesine dayalı olarak iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zilyetlik devir sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, devir sözleşmesinde mirasçıların tamamının imzasının bulunmadığını, belgede tarih bilgisinin olmadığını, ... Kadastro Mahkemesinin 2003/57 Esas ve 2008/35 Karar dosyası kapsamında tapu kayıtları oluşturularak müvekkillerinin ¼ hissesinin tapuya kaydedildiğini, davacının hiçbir hakkı olmamasına rağmen hükmen kazanılan haklarını ele geçirilmeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rızai taksim sözleşmesinin her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile zilyetliğin devredildiğinin ispatlandığını, davalı ...'in sözleşmede imzası bulunduğunu ve imza sırasında ... ...'in de yanında olduğunu, sözleşmenin aslının istenmesinin ve aslı temin edilemeyince de davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, delillerin hatalı takdirinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tespit sonrası-kesinleşme öncesi senetlerle zilyetliğin devir ve teslim alındığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.