Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2313 E. 2026/2390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2313
- Karar No
- 2026/2390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1951 E., 2024/2880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2022/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçısı ... vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın, muris ...'nın eşi olduğunu, davacı ile murisin çocuklarının bulunmadığını, murisin ölümünden önce 28.03.2017 tarihinde ... 2. Noterliğinde resmî vasiyetname düzenleterek tüm taşınır, taşınmaz malları ile tüm hak ve alacaklarının tamamını vasiyette tek tek belirttiği üzere davalılara eşit hisseler oranında kalmasını vasiyet ettiğini, yapılan resmî vasiyetname işlemi müvekkilinin saklı payını ihlal eder nitelikte olduğundan müvekkiline ait saklı payın tenkisiyle adına tesciline, mahkeme tescil yerine bedelin tahsili yönünde karar verecek ise müvekkilinin saklı payının isabet edilen tüm miras hakkı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, ... 2. Noterliğinin 28.03.2017 tarihli vasiyetnamesine vakıf olduğunu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/78 Esas sayılı vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında 11.02.2020 tarihli celseye katılarak vasiyetnameyi kabul ettiğini beyan ettiğini, davanın hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolmadığını, bu süreçte davacıya yasal danışman atandığını, bu işlemler nedeniyle sürenin geçtiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tenkis talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçısı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.