Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4378 E. 2026/2236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4378
- Karar No
- 2026/2236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/764 E., 2025/1237 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/794 E., 2024/915 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kardeşleri ile miras taksim sözleşmesinin yapıldığını, davalılarca sanki sözleşme imzalanmamış gibi ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını ileri sürerek, miras taksim sözleşmesi uyarınca kendisine bırakılan taşınmazların davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalılar arasında miras taksim sözleşmesinin eşit şekilde yapıldığını, daha sonra davacı tarafından taksim sözleşmesine eklemeler yapıldığını, davalı ...'nin okuma ve yazmasının olmadığını, davacı tarafından boş bir sayfanın davalılara imzalattırılarak toplamda 31 adet taşınmazın kendisine olacak şekilde pay edildiğini, sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu paylaşma sözleşmesinde davalı ...’nin imzası yer almakta ise de davalılar tarafından sonradan sözleşmeye eklemeler yapıldığının savunulduğu, davalı ...'nin okuma ve yazma bilip bilmediği yönünde yapılan araştırmada sonucunda İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yazıları, tanık beyanları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından davalı ...’nin okuma ve yazma bilmediğinin anlaşıldığı, HMK 206.maddesine göre okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi için noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulması gerektiği, buna göre belgelerdeki imza davalı ...’ye ait olsa dahi belgenin geçerli olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının miras taksim sözleşmesi olarak dayandığı yazılı belgede hangi taşınmazın hangi mirasçıya düştüğü konusunda yapılan anlaşmanın açık olmadığı, içerik olarak miras taksimi yapıldığı ifadesini içermediği, yazılı metnin miras taksim sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulünün olanaklı olmadığı, mahkemece sonuç olarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında miras taksim sözleşmesinin yapıldığını, bunu belgelemek için 4 adet yazılı belgenin düzenlendiğini, düzenlenen belgelerin miras taksim sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalılar tarafından sözleşmenin varlığına ve gerçekliğine itiraz edilmediğini, sadece davacıya fazla yazılması nedeni ile itirazda bulunduklarını, miras taksim sözleşmesinin kanunda sadece şekil yönünden bir şart öngörüldüğünü, ayrıca taşınmazlarda 1/3 payının olduğunu, bu nedenle taşınmazların toplam bedelleri dikkate alınarak vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, davacı tarafından tescil istemine konu taşınmazlardan 134/61 parsel sayılı taşınmazda murislerinin 1/4 payının olduğu ve yine 427/2 parsel sayılı taşınmazda murislerinin 1/2 payı olduğu, ne var ki Mahkemece bu parseller yönünden taşınmazın tümü üzerinden dava değerinin belirlenip bu değer üzerinden vekâlet ücretine hükmedildiği görülmüştür. O hâlde İlk Derece Mahkemesince dava değeri 4.088.819 TL üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü uyarınca sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "500.264,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" cümlesinin çıkarılarak yerine "471.105,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" kelimelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.