Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4290 E. 2026/2154 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4290
Karar No
2026/2154
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/743 E., 2025/1347 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/591 E., 2024/23 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’in kardeşi ... ile birlikte 30.03.1983 tarihinde bedelini birlikte ödeyerek dava konusu 8 79... parsel sayılı taşınmazda 144/13780 pay aldıklarını, ancak tapu kaydının ... adına yapıldığını, arsanın alınmasından sonra yine iki kardeş birlikte üzerine ev yaptıklarını, iki katlı evde alt katta müvekkilinin, üst katta ise ...’in oturduğunu, ... 04.04.2016 tarihinde öldükten sonra da kullanımın aynı şekilde devam ettiğini, 2021 yılında taşınmaz üzerine adanın tamamı için inşaat yapılması gündeme gelince ... mirasçıları tarafından müvekkilinin hakkı olan arsa ve bina değerinin verilmediğini, taşınmaz her ne kadar ... adına kayıtlı ise de yarısının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin tapu dışı satış işlemine güvenerek bina yaptığını ve 30 yıl kullandığını, dava konusu taşınmazdan taşındıktan sonra da kiraya verdiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalılar payının 1/2’sinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, terditli olarak arsa bedeli 150.000,00 TL ve bina bedeli 150.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili davacının daha önce açtığı davanın ve reddedildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1477 Esas ve 2023/746 Karar sayılı ilâmı ile kesin hüküm oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmaz ile ilgili, davalılara karşı inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak daha önce açtığı davanın kesinleştiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/385 Esas ve 2020/178 Karar sayılı dosyasının tarafları ile davanın dayanağı olan olay ve olgular ile davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalar ve dava konusunun eldeki dava ile aynı olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeni ile reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla, önceki davada yalnızca tapu iptali ve tescil talebi bulunduğunu, eldeki davada terditli talebi de bulunduğundan kesin hüküm dava şartının burada uygulanamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4290, K. 2026/2154, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4290-e-2026-2154-k-5a3011e38cec