Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4198 E. 2026/1962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4198
- Karar No
- 2026/1962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/48 E., 2025/1559 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2023/401 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası muris ...'nun 19.12.2021 tarihinde vefat ettiğini ve vefat tarihi itibariyle terekesinde bilinen herhangi bir mal varlığı olmadığını, terekenin borca batık olduğunun ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen ve müvekkiline 24.09.2022 tarihinde tebliğ edilen 6.941,73 TL ve 14.284,55 TL'lik iki adet ödeme emri sonucunda öğrendiklerini, dava konusu ödeme emirlerindeki borcun murise aitken daha sonra faaliyeti sona eren ... Plastik Ltd. Şti'den kaynaklı olduğunun anlaşıldığını belirterek murise ait terekenin batık olduğunun tespiti ile müvekkili yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili İdare kayıtlarının tetkikinde muris ...'nun ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ölüm tarihi olan 19.12.2021 tarihi itibariyle 129.546,14 TL, 14.10.2022 tarihi itibariyle 134.931,22 TL vergi borcu bulunduğunun tespit edildiğini, müteveffanın taşınır taşınmaz mal varlığı araştırması kapsamında alacaklı ve borçlu olduğu icra dosyalarının tespiti ile yine davacıların müteveffanın alacaklarını sahiplenici işlemlere karışıp karışmadıklarının tespitinin yapılarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, muris ...'nun terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile davacı mirasçı ... yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...’nun 19.12.2021 tarihinde öldüğü, İlk Derece Mahkemesince murisin aktif pasif mal varlığı araştırması için ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06.10.2022 tarihli yazı cevabından murisin ... Plastik Ltd. Şti'nin ortağı ve ... temsilcisi olduğu, murisin borçlu bulunduğu ... A.Ş. tarafından borcun İstanbul Varlık Yönetim Şirketine devredildiği ve davaya dâhil edildiği, murisin ortağı ve temsilcisi olduğu Şirketin adreste bulunamadığı, adres ve işyerinin tespit edilemediği, 01.11.2008 tarihinde Vergi Dairesi tarafından re'sen terk edildiği, aktif mal varlığının bulunmadığı, Şirketin amme borçlarının bulunduğu Şirkete ait ticari defter, kayıt ve belgelerin temin edilemediği, borcun, mirasbırakanın şahsi vergi borcu değil, ortağı ve temsilcisi olduğu limited şirketin vergi borcu olduğunun anlaşılması hâlinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 22.7.1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesi hükmüne göre; limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olup bu Kanun gereğince takibe tâbi tutulduğu, aynı Kanun'a 25.05.1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanun'la ilave edilen mükerrer 35. madde hükmüne göre de tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, ... temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin düzenlendiği, şu hâlde açıklanan yasal hükümler gereğince, mirasbırakanın; “ortağı” ve “temsilcisi” olduğu limited şirketin, şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan, şirket ortağı olarak “koyduğu sermaye hissesi oranında” doğrudan doğruya; “temsilcisi” olarak da şahsi sorumluluğu söz konusu olduğu, mirasbırakanın yasal mirasçısı olan davacı hakkında amme alacaklısı tarafından henüz takibe geçilmemiş olması da yasal mirasçıların borç tehdidi altında olmadıkları anlamına gelmeyeceği, dosya kapsamı, yapılan araştırma ve incelemeler, alınan bilirkişi raporu, emniyet araştırması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, somut olayda murisin vefat tarihi itibariyle pasifin aktifinden fazla olduğu, davacının mirası kabullenecek davranışlarda bulunduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının muris ...'nun kendilerine intikal eden mirası 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddeleri uyarınca yasal süresi içerisinde reddetmediklerini, mirası kayıtsız şartsız bir kül hâlinde iktisap ettiklerini, mirasbırakanın vergi borçlarından da asli sorumlu olan davacının söz konusu sorumluluklarını bertaraf edebilmek için, mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunu iddia ettiğini, aynı Kanun'un 618. maddesine göre ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçıların, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olduklarını, bu hususun da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.