Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4078 E. 2026/1944 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4078
Karar No
2026/1944
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/365 E., 2025/1343 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/273 E., 2022/145 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin maliki olduğu 34 69... parsel sayılı taşınmazda "Turizmi Destekleyici Ticari Amaçla Butik Otel İnşaatı" yapıldığını, müvekkilinin kendi inşaatının kabasını yaptığını, fakat bitişik nizamda resmiyette yol ve yeşil alan olan yerler işgal edilerek yapılan ruhsatsız ve kaçak inşaatlar nedeniyle müvekkili Şirketin inşaatının durma noktasına geldiğini, müvekkilinin belediyeden yapıların ruhsatsız ve kaçak olduğu cevabını alsa da kaçak yapıların yıkılması hususunda olumlu sonuç alamadığını, müvekkilinin inşaatı devam edip bitse de fiilen kullanılmasının ve otel olarak işletilmesinin mümkün olmayacağını, çünkü otelin ana giriş kapısına sıfır vaziyette davalıların haksız olarak yaptıkları kaçak bina ve kulübelerinin olduğunu, bu binalar tamamen yıkılmadan müvekkilinin yaptığı oteli faaliyete geçiremeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu ... Mahallesi, 34 89... parsel sayılı taşınmazın kullanmasına engel olan komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesine, yeşil alan ve yola yapılan kulübe, kafeterya vs. niteliğindeki yapıların tecavüz teşkil eden kısımlarının kâl'ine, müvekkili Şirketin maddi kayıpları nedeniyle şimdilik 500.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri kiracı olduğundan pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava açılmadan önce uyuşmazlığa konu olan tüm taşınmazların ve muhdesatların müvekkilleri tarafından yıkıldığını, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/12 Değişik İş sayılı dosyasıyla tespit yapıldığını, bilirkişi raporunda "otelin toplam inşaatının 415,53 m² olduğu dikkate alındığında tespit tarihi itibarıyla 5 aylık bir süre içinde bitirilebileceğinin" belirtildiğini, tespitin 19.02.2016 tarihinde yapıldığını, bu hâli ile dâhi otel inşaatının 01.06.2016 tarihinde Çeşme ilçesinde başlayacak inşaat yasağı tarihine kadar bitirilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların işgal ettiği iddia edilen alanın davacıya ait otel inşaatına olumsuz etki etmediği, aksine davacının yapısının davalılara ait cephede parsele sıfır yapıldığı, çekme mesafesi kullanılmadığı, davalıların herhangi bir zarara sebebiyet vermedikleri, otel inşaatının süresinde bitirilip bitirilmemesinde davalıların olumsuz katkılarının olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılara ait yapıların dava tarihinden önce yıkılmış olduğu kabul edilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davalıların kullandığı yapıların ruhsatsız ve kaçak olduğunu, belediyenin yeşil alan olan bu yeri usul ve yasaya aykırı olarak davalılara kullandırdığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, imar planında yol ve yeşil alan olan yerlerde hukuksuz yapı yaparak kullanan davalıların haksızlığını tespit etmek yerine müvekkili Şirkete ait yapının imar durumuna uygun yapılmadığının tespit ettiğini, müvekkili Şirkete ait binanın imar planına ve plan notlarına uygun olarak yapıldığını, müvekkili Şirketin maddi zarara uğradığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi, kâl ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4078, K. 2026/1944, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4078-e-2026-1944-k-0e4dd2f2e235