Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3900 E. 2026/1948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3900
Karar No
2026/1948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/820 E., 2025/1779 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2025/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait 1 65... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının ve yapıların müvekkilinin babası ...’a ait olduğunu ileri sürerek, muhdesatın ... tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... diğer kullanan kişilerin işgalci olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından lehine hükmedilen vekâlet ücretine yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddedildiğini, ancak müvekkili lehine maktu vekâlet ücretinin dâhi altında bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile vekil olarak emek ve mesaisinin karşılığını alamadığını, davanın dava değeri gösterilmeden açıldığı gerekçesiyle reddi gerektiğini, bu hâliyle de maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3900, K. 2026/1948, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3900-e-2026-1948-k-dcb2527dac2d