Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4075 E. 2026/2164 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4075
Karar No
2026/2164
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1271 E., 2025/1293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/201 E., 2023/14 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı köyde yaşayan insan ve diğer canlıların su ihtiyacını karşılamak amacıyla Köy Hizmetleri İçme Suları Tahsis ve Tevzi Komisyonu tarafından tahsis yapıldığını, böylece içme suyuna kavuştuğunu, her iki köy arasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/91 Esas ve 1992/700 Karar sayılı kararı ile kaynaktan çıkan 1,46 litre/saniye suyun davacı Köye, kalan 1,24 litre/saniyelik suyun ise kaynağında bırakılmasına karar verildiğini, ancak davalının, davacı Köye su götüren tesisata müdahale ettiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/5 Esas ve 2005/156 Karar sayılı kararı ile davalının suya el atmasının önlenmesine ve yaptığı tesisatın kâl'ine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı Köyün bu kez mevcut kaynağın isale hattına vana taktığını ve kaptajı kırdığını, davacı Köye tahsis edilen miktarda suyun akışını engellediğini ileri sürerek davalının haksız müdahlesinin men'ine, kaptajın eski hâle getirilmesine ve tahsise aykırı olarak yapılan tesisat kısmının kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Köye tahsis edilen suyun tahsis edildiği şekilde aktığı, davacı tarafın iddia ettiği şekilde davalı Köy temsilcileri veyahut davalı Köy halkından birilerinin su kaynağına müdahale ettiği yönünde bilgi ve görgü sahibi olan kişi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, ayrıca keşfin olacağının aylardır bilindiğini, davalı Köyün keşif anında da vanaya müdahale etmesi, davacı Köye giden su miktarını engellemesi beklenemeyeceğini, ancak geçen yıllar içerisinde ve sürekli olarak bu müdahalenin yapıldığını ve davacı Köyün mağdur olduğunu, bu nedenle Mahkemenin keşif anındaki ölçülen su miktarını kararına gerekçe yapmasının doğru olmadığını, keşifte yapılan gözlemde kaptajın kapağının kırık olduğu açıkça görüldüğünü, keşfin debinin en az olan dönemde yapılması gerektiğini, istinaf gerekçelerinin yeteri kadar incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve kâl istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4075, K. 2026/2164, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4075-e-2026-2164-k-5af6a1557274