Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4040 E. 2026/2000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4040
Karar No
2026/2000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2875 E., 2025/1879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/268 E., 2020/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/194 Esas ve 2007/776 Karar sayılı kararı ile Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6 25... sayılı parselde yer alan 56,00 m² yüzölçümlü taşınmazda 74/240 (17,76 m²) oranında paydaş ... oğlu ...'e ait payın idaresi için İl Defterdarı ...'ın kayyım tayin edildiği ve kayyım idaresinin bugüne kadar devam ettiğini, söz konusu taşınmazın 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/148 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılmış ve taşınmaz maliki ... oğlu ...'e ait hisseye düşen satış bedelinin 29.05.2017 tarihi itibariyle 14.803,77 TL'nin kayyım tarafından yönetildiğini, ... oğlu ... ile ilgili malvarlığı on yıldan fazla kayyım tarafından idare edildiğinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi uyarınca ... oğlu ...'in gaipliğine, mirasının ve banka hesabında bulunan paranın fer'ileri ile birlikte Hazineye devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereğince gaiplik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde kayyım ... hasım olduğundan mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin yükletilmemesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile çekişmeye konu Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6 25... numaralı parselde paydaş olan ... oğlu ...'den uzun yıllar haber alınamadığı, dava konusu taşınmazın ortaklığın satış yoluyla giderilmesi sonucunda banka hesabına yatırılan taşınmaz bedeline ait paranın on yıldan fazla süredir kayyım tarafından idare edildiği, yapılan ilana rağmen hak iddia eden herhangi bir kimsenin ortaya çıkmadığı böylece 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kayyım tarafından idare edilen hesapta bulunan paranın fer'ileri ile birlikteye Hazineye devrine, ... oğlu ...'in gaipliğine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyımın temsil kayyımı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, kayyım atanmasına ilişkin kararın 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümleri uyarınca verildiğini, dolayısıyla atanan kayyımın yönetim kayyımı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesine dayalı gaiplik kararı verilmesi ve davacının hissesinin Hazineye devri istemine ilişkindir. 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereğince, sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. Hazinenin istemi üzerine gaiplik kararı verilebilmesi için; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimseye ait bir malvarlığı veya ona düşen bir miras payı mevcut olmalı, bu malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilmiş bulunmalı veya malvarlığı böyle yönetilen kişinin yüz yaşını doldurmuş olması gerekir. Bu koşulların varlığı hâlinde ve gerekli ilan süresi içinde hiçbir hak sahibinin ortaya çıkmamış olması durumunda, Mahkemece o kişinin gaipliğine ve gaibin mirasının Devlete intikaline karar verilir. Somut olayda, Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/194 Esas ve 2007/776 Karar sayılı kararı ile Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6 25... sayılı parselde yer alan 56,00 m² yüzölçümlü taşınmazda 74/240 (17,76 m²) oranında paydaş ... oğlu ...'e ait payın idaresi için İl Defterdarı ...'ın kayyım tayin edildiği dava konusu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davasının ise 28.01.2008 tarihinde açıldığı, davacının yönetim kayyımı olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince davacının temsil kayyımı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4040, K. 2026/2000, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4040-e-2026-2000-k-23899b790744