Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3983 E. 2026/2925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3983
- Karar No
- 2026/2925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1845 E., 2025/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/193 E., 2022/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde; kök muris ... oğlu, ...’nin (... namı diğer) mirasçılarını gösteren Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/270 Esas, 385 Karar sayılı veraset kararının hatalı olduğunu ileri sürerek iptali ile kök murisin mirasçılarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/60 talimat sayılı dosyasından aldırılan 14/02/2022 tarihli heyet raporunda dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden 2...8 T.C. Kimlik Numaralı ... ve 2 55...02 T.C. Kimlik Numaralı ...'ın kök muris ...'nin yasal mirasçısı olduğu, Dosya kapsamında Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1962/270-385 sayılı veraset ilamının aksini kanıtlayan bilgi ve belge bulunmadığı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1962/270-385 sayılı veraset ilamınında belirtilen mirasçıların ve miras paylarının yeniden tespit edilmesine gerek bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişler ve aldırılan bilirkişi heyeti raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre davasını ispatlayamayan davacının davasının reddine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı her ne kadar ... ve ...oğlu, ... ile 2...2 TC. no.lu ...’ın kök murisin mirasçısı olmadığını ileri sürmüş ise de 2...8 T.C. Kimlik Numaralı ... ve 2 55...02 T.C. Kimlik Numaralı ...'ın kök muris ...'nin yasal mirasçısı olduğu, dosya kapsamında Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1962/270-385 sayılı veraset ilamının aksini kanıtlayan bilgi ve belge bulunmadığı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1962/270-385 sayılı veraset ilamında mirasçıların tespiti için tanık ve köy ihtiyar heyetinden alınan ilmuhaber kapsamında tespit yapıldığı, eldeki dava tarihi itibariyle kök murisin uzun zaman önce ölmesi nedeniyle soy bağına ilişkin tanık dinlenilmesinin somut olayda mümkün olmadığı, davacının da davasını ispat eder bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, iptali istenen mirasçılık belgesinin doğru olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asil temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asilin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.