Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3977 E. 2026/2407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3977
Karar No
2026/2407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2334 E., 2025/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/154 E., 2023/353 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... Mahallesi, 34... parsel (yeni 19 29... parsel) üzerindeki 2 No.lu bağımsız bölüm maliki olduğunu, binalarının önünde yol artığı olan alan üzerinde bina malikleri olarak zilyet ve tasarruf haklarının olduğunu, belediye tarafından yol artığı alanda imar dışı ve ruhsatsız yapılaşma yapıldığını ileri sürerek yola terk edilen alanlara vaki el atmanın önlenmesine, komşuluk hukukuna aykırı imalatların yıkılması ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen 2016/151 Esas sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ..., ... Mah. 34... parselde (yeni 19 29... parsel) yer alan 1 No.lu bağımsız bölümün maliki olduklarını, davalı belediyenin ise komşu 5 parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın maliki olduğunu, 5 parsel üzerinde ... Cafe isimli bir işletmenin bulunduğunu, bütün parseli kapsayacak şekilde inşa edildiğini ve ana binaya yapışık olarak faaliyet gösterdiğini, bu durumun zemin katta bulunan taşınmazın kullanımını büyük oranda ve olumsuz olarak etkilediğini, 5 parsel üzerinde inşa edilen ... Cafe isimli işletmenin 4 parsel sayılı binanın denize bakan cephesini de tamamen kapattığını belirterek; 5 parsel üzerindeki komşuluk hukukuna aykırı imalatların yıkılması ile eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili asıl ve birleştirilen davaya karşı cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu 5 No.lu parselin zilyet ve tasarruf hakkının hiçbir zaman davacılarda olmadığını, taşınmazın davalının mülkiyetinde olduğunu, 3194 sayılı İmar Kanununun 15. maddesinde yol artığı bulunan yerlerin mülkiyetinin ilgili belediyeye ait olacağının düzenlendiğini, uyuşmazlıkla ilgili görevin idare mahkemelerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. İhbar olunan vekili savunmasında özetle; davacı tarafa ait taşınmaza herhangi bir müdahalenin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın ilgili belediye tarafından ruhsatının yıllar önce alındığını ve kurumun imar mevzuatına uygun her türlü yapıyı yapma hakkının bulunduğunu haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davalı ... Belediyesine ait ve ihbar olunan ... tarafından kiralanmış yapının, kafe restaurant olarak alt kiraya verildiği, çekme mesafesi uygulanması gereken yerlerde projeye uyulmaması nedeni ile 2 parselde yapılı binanın kapı ve pencerelerini kapatacak şekilde bitişik nizam yapı yapılmış olduğu, davalı Belediyeye ait 1 No.lu parselde yapılan tek katlı binanın davacıya ait 2 parseldeki mevcut binanın zemin katının hava sirkülasyonunu tamamen engellediği ve kullanılamaz hale getirdiği bu nedenle ticari olarak olumsuz etkilendiği, çekme mesafeleri dikkate alındığı zaman 19 29... parselde yer alan taşınmazın zemin katının hava sirkülasyonunun engellenmemesi ve ticari olarak varlığını sürdürebilmesi için 19 29... parselde yer alan taşınmazın kuzey ve batı cephelerinde 3.00 m çekme mesafesi uygulanması gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile; 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında şekil-3 ile gösterilen şekilde; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 29... parsel (eski 34... parsel) sayılı taşınmazın, 19 29... parsel (eski 34... parsel) sayılı taşınmaz ile komşu nitelikte kuzey ve batı cephelerinde 3 metrelik çekme mesafesini ihlal eden el atmanın önlenmesine, bu çekme mesafesine uygun şekilde bu alan içerisindeki yapının kâl’ine ve yapının eski hale getirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmaza ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alındığını ancak Mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini, b. Komşuluk hukukuna aykırılık teşkil eden bir durum olmadığını, c. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacıların zararının nasıl oluştuğu, hangi önlemler alınarak zararın giderileceğinin araştırılmadığını bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir 2. İhbar olunan vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmaza ilişkin yapı ruhsatının 1987 tarihinde verildiğini, ancak bilirkişilerin 2017 tarihli yönetmeliğe göre rapor hazırladıklarını, b. Davalı taşınmazın “Yapı Kullanım İzin Belgesi"nin bulunduğunu bu nedenle İmar planına ve ruhsata uygun bina yapılması durumunda komşuluk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, c. Mahkemece verilen kararın imar planlarını değiştirme anlamına geldiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; komşuluk hukukuna dayalı olarak el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3977, K. 2026/2407, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3977-e-2026-2407-k-9403e131ff01