Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3781 E. 2026/2023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3781
- Karar No
- 2026/2023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/367 E., 2025/146 K.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde hükmü temyiz eden davacı vekili Av. ... ... ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Av. ... ... ve davalı asiller ... ile ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu 4 11... parsel sayılı taşınmaz üzerine 1976 yılında gecekondu inşa ettiğini, yaptığı araştırma sonucu davalı kardeşi ...’nın adına tapu tahsisi belgesi çıkardığını öğrendiğini, iptali için idari yargıya dava açtığını, buna rağmen davalı ...'nın taşınmazı noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesine istinaden diğer davalı ...'a devrettiğini, davalıların birlikte hareket ederek lehine sonuçlanması ihtimali bulunan davayı sonuçsuz bırakmaya yönelik olarak devir işlemini gerçekleştirdiklerini ileri sürerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın piyasa rayiç bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 24.03.2020 tarihli ıslah dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 419.000,00 TL’nin devir tarihinden itibaren ticari faizi ile tazminini istemiştir. II.CEVAP Davalı ...; davayı kabul etmiştir. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapuya güvenerek iyi niyetle satın aldığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi ilk kararında, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 128.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi 1.12.2021 tarihli kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2022/980 Esas, 2023/4144 Karar sayılı bozma ilamında özetle; hükme esas alınan 09.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile İstanbul 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/131 Esas, 2018/338 Karar sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda binanın yüz ölçümü ve değeri hususunda nispetsizlik bulunduğu, davacı taraf rapora itiraz ettiği halde çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilerek davalı ...'ın da davayı koşulsuz kabul ettiği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekçesiyle oy çokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda yeni rapor alındığı, davalı ...'a ait dava konu taşınmazdaki tapu tahsis belgesinin iptali edilmesine yönelik açılan davanın idari yargıda reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalı ...'ın taşınmaz üzerindeki binayı tapu tahsis belgesi sahibi davalı ...'dan satın aldığı, ...'ın binayı ve arsayı satın alırken kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine; 168.000,00 TL’nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'a yönelik zarar tazmini talebinin kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönelik zarar tazmini talebinin ise tapu tahsis belgesi geçerli olup kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı ile davalı ... arasındaki işlemin inançlı işlem olduğunu, diğer davalı ...'ın kötüniyetli olduğunu, tanıkların çelişkili beyanlarda bulunduklarını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.