Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3611 E. 2026/901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3611
- Karar No
- 2026/901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2501 E., 2025/954 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/188 E., 2024/503 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 750 parsel sayılı dava konusu taşınmazı 28.12.2021 tarihinde 32/2017 hisse ile (320,00 m²) iktisap ettiğini, davacının iktisap ettiği hissesine karşılık gelen kısmın davalının 2014 yılından beri ikamet ettiği 30 numaralı villaya isabet ettiğini, davalı tarafından yapılan haksız işgale son verilmesi için davalı adına 17.02.2022 tarihinde ihtarname keşide edildiğini belirterek müvekkilinin taşınmazda iktisap ettiği 32/2017 hisseye karşılık 28.12.2021 iktisap tarihinden itibaren ecrimisil tazminatına hükmedilmesini ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hisse ile ilgili Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/456 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, tapu iptali ve tescil davasının kabulü hâlinde davacının iktisap ettiği hissenin yolsuz tescil durumuna düşeceğini, bu hâliyle dosyaların birleştirilmesini veyahut bekletici mesele yapılmasını, dava konusu (30) numaralı villada hâlen müvekkilinin ikamet ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada yıkım yönünde bir istek bulunmadığından ileride telafisi imkânsız zarara sebebiyet vermeyeceği gözetilerek davaya konu taşınmaza yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılması talebinin reddine kararı verildiği, diğer davacı ...'nin malik olmadığı bu nedenle de taraf sıfatı bulunmadığından aktif husumet yokluğundan reddi ile ecrimisil yönünden ise davalının herhangi bir hakka dayalı olmaksızın taşınmazı kullanımının sabit olduğu ve talep edilen dönem için ecrimisil bedeli hesaplanmış, usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılan bilirkişi raporu hükme esas alındığı anlaşılmakla, davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, bilirkişi raporu ile belirlenen 17.667,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı ... .... Ltd. Şti.'ye verilmesine, 750 parsel sayılı taşınmazda davacı adına kayıtlı 32/2017 hisseye davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yerel mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ederek, dava konusu ile filli ve hukuki irtibatı bulunan tapu iptali ve tescil davasının birleştirilmesi veyahut bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.