Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3496 E. 2026/1719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3496
- Karar No
- 2026/1719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/33 E., 2025/41 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/133 E., 2024/270 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin dosyanın mahiyeti gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 37... parsel sayılı taşınmazda bulunan 41 numaralı bağımsız bölüm yönünden taraflar arasında adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığını, taşınmazın 550.000,00 TL’ye davacıya satışına dair anlaşma yapıldığını, ödemelerin davacı tarafından kısmi olarak yapıldığını ancak taşınmazın inşaatının tamamlanmayarak dairenin davacıya tesliminin sağlanmadığını belirterek dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini, terditli olarak taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini, bu talebin de reddedilmesi halinde yapılan ödemelerin ve masrafların ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ve sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca ceza-i şartın faizi ile tahsili ve kira alacağının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemelerini süresinde yapmadığını, davacının temerrüde düştüğünü ve bu nedenlerle haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini, davalı Şirketin uğramış olduğu menfi zararın davacı yandan alınarak tarafına faiziyle birlikte verilmesini, sözleşmenin feshi ile birlikte, davacı tarafından yapılan kısmi ödemenin iadesi için mahkemenin belirleyeceği bir banka hesabının bildirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının rayiç bedele dair talebinin kabulü ile 1.260.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının cezâi şart ve faize dair istemlerinin reddine, davacının taşınmazın teslim edilmemesinden kaynaklanan zararının tahsili isteminin kabulü ile 6.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Gerekçeli karar tebligatının doğrudan muhtara yapıldığını ve bu nedenle usulsüz olduğunu, tebligat usulsüz olduğundan istinaf başvurularının süresinde kabul edilmesi gerektiğini, 2. Bölge Adliye Mahkemesince esas yönünden istinaf incelemesi yapılması gerekirken istinaf itirazlarının haksız yere usulden reddinin hatalı olduğunu, 3. Somut olayda, davacının tüm ihtar ve uyarılara rağmen temerrüde düşerek üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, 4. Dava tarihi itibarıyla taşınmazın rayiç değerinin tazminine dair hüküm kurulmasının haksız olduğunu, 5. Davacının kusurlu davranışları ile davalı Şirketin de zararının oluştuğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; yüklenicinin şahsi hak temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde terditli olarak tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.