Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3062 E. 2025/3480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3062
- Karar No
- 2025/3480
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1576 E., 2025/986 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2023/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 28.05.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2025 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 440.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.05.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan kesin olarak reddedilmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemece, dava değeri olarak belirlenen 440.000,00 TL'nin kararın verildiği yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile ek karar ile temyiz isteği değerden reddedilmiş, Dairenin sayın çoğunluğu tarafından ek karar onanmıştır. 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı 2022 yılında temyiz sınırı 107.090,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Açıklanan gerekçeyle; miktar yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan ek kararın kaldırılarak işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin ek kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.