Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3039 E. 2026/841 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3039
Karar No
2026/841
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/690 E., 2025/984 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2025/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'in 13.12.2020 tarihinde öldüğünü, davacıların saklı paylı mirasçılar olduğunu, murisin sağlığında, saklı paylı mirasçılarının saklı paylarını zedelemek amaç ve kastıyla, bedelsiz olarak, malvarlığının büyük bir kısmını oluşturan taşınmazlarından bir kısmını eğitim hizmetlerine yönelik okul binası ve öğrenci yurdu gibi tesisler yapılması için, bir kısmının çıplak mülkiyetini de, kendisi öldükten sonra dükkânların kira gelirlerinin öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanmasında harcanması kaydıyla davalıya bağışladığını, murisin malvarlığının büyük bir kısmını davalıya bağışlaması, murisin bağışlamayı mirasçılarının saklı paylarını ihlal amacıyla yapmış olduğunu gösterdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565. maddesi uyarınca bu kazandırmaların tenkisinin gerektiğini ileri sürerek, bağışlanan taşınmazların sabit tenkis oranında bölünmeleri mümkün olmadığından, davalının tercih hakkına göre davacıların saklı paylarına yapılan tecavüzle ilgili olarak yapılacak tenkis sonucu belirlenecek değerin her bir mirasçı için davalının tercih hakkını kullandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların Hazineye bağışlandığını, bağışların 19 97... yıllarından yapıldığını, zamanaşımına uğradığını, yapılan bağış işleminde saklı paylara da tecavüzün olmadığını, bağışların tenkisinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin yapmış olduğu bağış işlemlerinin toplam mameleğine oranının yüksekliği karşısında murisin saklı payları ihlal edeceğini bilerek bu devirleri yaptığı ve 4721 sayılı Kanun'un 565. maddesi kapsamında yapılan devirlerin tenkise tâbi olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve tanık beyanları dikkate alındığında murisin mirasçılarının saklı paylarını zedeleme kastı ile hareket ettiği iddiasının kanıtlandığı gözetilerek mahkemece tenkise karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın doğru olmadığını, yapılan hukuki işlemler üzerinden uzun yıllar geçtiğini, ayrıca Yargıtay kararlarında belirtilen tüm şartların gerçekleşmediğini, Hazineye bağışlanan tüm malvarlığı için verilen tenkis kararının yetersiz inceleme sonucu verildiğini, kararın usul ve hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3039, K. 2026/841, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3039-e-2026-841-k-760356e473bc