Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2907 E. 2026/1209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2907
Karar No
2026/1209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1397 E., 2024/1883 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşova Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/197 E., 2024/218 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ............., karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların zilyetliğinde bulunan dava konusu 1 07... parsel (eski 480) sayılı taşınmazın tespit maliki dava dışı ...... Paşa Vakfı tarafından zilyedine satılmasına yönelik karar alındığını, ancak birden fazla şahsa hisseli olarak devrinin yapılamayacağı belirtildiğinden tescilin davalı ... adına yapıldığını, davacının kendisine ait kısmın bedelini davalı ...’ye ödediğini, tarafların tescilden sonra da taşınmaza aynı şekilde zilyet olmaya devam ettiklerini, davacının davalı ...’ye güvendiğini ancak davalı ...’nin taşınmazı diğer davalıya sattığını, devir işleminin iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazdaki 3.799,27/10.122,72 hissenin iptali ile davacı adına tescilini; tescil mümkün olmadığı takdirde davacının zilyet olduğu kısmın dava tarihine göre rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan faiziyle tahsilini, olmadığı takdirde ise davacının taşınmaza iyi niyetle yaptığı katkıların tespiti ile davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar duruşmada; davacının iddia ettiği 3799,27 m²'lik kısmın kendisine ait olduğunu, onun tarafından kullanıldığını, itiraz etmediklerini, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ifraz edilmesinin mümkün olmaması karşısında davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gerekçesiyle davanın kabul nedeniyle kabulü ile dava konusu edilen kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından yargılama giderlerine ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Kurum müzekkere cevaplarında dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun kapsamında yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü altında olması nedeniyle ifrazının mümkün olmadığının bildirildiği, davacının dava konusu talebinin dinlenme imkanı bulunmadığı ve bu talebin kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında hüküm tesisine ve davanın Usulden Reddine” karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde: 1. İlk Derece Mahkemesi hükmü taraflarca yargılama giderleri yönünden istinaf edildiğinden maddi anlamda kesin hüküm oluştuğunu, istinaf mahkemesince hatalı karar verildiğini, 2. İfraz talebi olmadığı halde bu yönde değerlendirme yapıldığını, oysa ki hisseli şekilde tescil talep edildiğini, bu talebin ise kamu düzeninden olmadığını, davalıların kabul ettiği yasal mülkiyet hakkına ilişkin kamu düzeni gerekçesinin hatalı olduğunu, 3. Terditli tazminat talebinin ise değerlendirilmediğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescil ile mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı, dava konusu taşınmazın hisseli olarak satışı yapılmadığından davalılardan ... adına tescil edildiğini, ancak kendisinin kullanımdaki yere isabet eden bedeli davalıya ödediğini belirterek tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabul kararının taraflarca istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi hükmü kaldırarak dava konusu taşınmazın yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü altında olması nedeniyle ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair hüküm tesis etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tapu iptali ve tescil istemine yönelik talebin reddine karar verilmiş ise de HMK'nın 297. maddesine aykırı şekilde tazminat istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsizdir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2907, K. 2026/1209, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2907-e-2026-1209-k-1322f52dd782