Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2561 E. 2025/3558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2561
Karar No
2025/3558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/475 E., 2024/25 K. İlk Derece Mahkemesinin tapu iptali ve tescil davasında bozma ilâmına uyularak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 50 yılı aşkın süredir 16 ada 10 parsel sayılı taşınmazda nizasız ve fasılasız zilyet olduğunu, dava konusu taşınmazın malikinin tapu kütüğünden anlaşılmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmünde belirtilen şartların tümünün mevcut olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 günlü 2020/154 Esas, 2022/189 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 günlü 2020/154 Esas, 2022/189 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 günlü 2022/1990 Esas, 2022/1743 sayılı kararı ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 15.01.2024 tarihli 2023/330 Esas, 2024/157 sayılı kararında "...dava konusu taşınmazın 1969 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tapu kaydı uygulanarak ... adına tespit edildiği, tutanağın kesinleşerek tapuya tescil edildiği ve beyanlar hanesine, “... ölüdür” şeklinde şerh verildiği, tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, "... " kanun anlamında tanınan ve bilinen kişi olduğundan TMK’nın 713/2’nci maddesinde yazılı zilyetliğe dayalı kazanım koşullarının gerçekleştiğini kabule olanak bulunmamaktadır." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2024 günlü 2024/475 Esas, 2024/25 sayılı kararında Dairemizin bozma ilâmındaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Dava dilekçesinde 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde belirtilen tüm koşulların oluştuğunun belirtildiğini, davanın dayanağının sadece "tapu maliki, tapu kütüğünden anlaşılamayan tanınmayan ve bilinmeyen bir kişi" olmadığını, davanın hukuki nitelendirmesinde hataya düşüldüğünü, 2.Yargılama ile 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan tüm koşulların oluştuğunun ispat edildiğini, 3.Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının verildiği 17.03.2011 tarihinden önce malikinin 20 yıldan evvel ölmüş olduğu ve dava tarihine kadar kayıt maliki adına bulunan taşınmazda kazanma koşullarının fazlasıyla oluştuğunu, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2561, K. 2025/3558, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2561-e-2025-3558-k-5c80f45d3041