Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2091 E. 2025/5334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2091
- Karar No
- 2025/5334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/789 E., 2025/670 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2022/776 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan bakıma muhtaç biri olduğunu, müvekkilinin üvey oğlu ... ile 27.11.2020 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptığını, ancak bakım borçlusunun müvekkilinden önce 02.01.2022 tarihinde öldüğünü, ancak sözleşme ile kararlaştırılan dava konusu 41 59... parsel sayılı taşınmazın adı geçen bakım borçlusu adına tescil edilmiş olduğunu, ancak müvekkilinin tescil işleminden haberinin olmadığını, müvekkilinin işlem tarihinde fiil ehliyeti konusunda şüphe duyulan kişilerden olduğunu, bu bakımdan işlemden önce sağlık raporunun alınmasının gerektiğini, ancak tescil işlemi yapılmasına yönelik bir iradesinin bulunmadığını, resmî senedin okunmadan müvekkiline imzalattırıldığını, güveninin kötüye kullanıldığını, bakım borcu yerine getirilmeden tescil işlemi yapılmasının edimler arası aşırı orantısızlık niteliğinde olduğunu, ayrıca müvekkilinin deneyimsizlik ve düşüncesizliğinden de faydalanıldığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılardan ... kendi adına asaleten, alt soyu davalılardan ... adına velayeten cevap dilekçesinde; davacının davasında haklı olduğunu, eşinin ölmeden önce davacı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptığını ve eşinin sözleşme konusu evi kendi üzerine aldığından haberinin olmadığını beyan etmiştir. 2. Davalılardan ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2022/128 Esas, 2022/776 Karar sayılı kararındaki "...... ...'in müvekkili ...'un yaşı itibariyle bilgisizliğinden faydalanarak yanlış yönlendirme ile bu sözleşmeyi imzalattığı, dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacının ölünceye kadar bakımı kapsamında imzalanmış olduğu, sözleşme kapsamında bakmaya yönelik eylemi gerçekleştirecek olan davalıların mirasçılarının davacıdan önce vefat ettiği, dolayısıyla sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirildiği, ancak taşınmazın devri hususuna yönelik bilgisizliğinin bulunduğu, davalı ...'un da mahkememiz kapsamında ölünceye kadar ...'un evde oturabileceğini beyan etmiş olduğu, dolayısıyla sözleşmenin tarafı olan ... ...'in davacı ...'un bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden yararlanarak ve ...'un sözleşme imzalandığı sırada bakıma muhtaç olması ve yaşlılığı sebebiyle zor durumda kalmasından yararlanılarak sözleşmenin imzalanması göz önünde bulundurularak gabinin subjektik şartlarının da dosya kapsamında gerçekleşmiş olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 41 59... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2023/789 Esas, 2025/670 Karar sayılı kararındaki "...delillerin takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, müteveffa ... ile ölünceye kadar bakım akdi karşılığında 27.11.2020 tarihinde Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 41 59... parsele ilişkin sözleşmenin yapıldığı, davacının taşınmazı devrettiğinden haberinin olmadığını beyan ettiği, kendisinin taşınmazı temlik etme iradesinin bulunmadığını ileri sürdüğü, davacının bu iddiasının davalı ... tarafından kabul edildiği, davalı ...'un murisi ile davacının sadece ölünceye kadar bakma akdi için anlaştığı, kendisinin de sadece ölünceye kadar bakım akdi yapıldığını bildiği, taşınmazı eşinin üzerine aldığından haberi olmadığını beyan ederek kendisi ve velisi olduğu ... adına davayı kabul ettiği, davacı tanığı ...'in de davacının iddialarını doğruladığı, murisin annesi öldükten sonra taşınmazın tapusunu alacağını kendisine söylediğini beyan ettiği, bu durum karşısında davacının davasını ispat ettiği..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; 1. Kararın haksız olduğunu, 2. Tapu devrinin bilerek yapıldığını, 3. Vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de bu kararın hatalı olduğunu, 4. Gerekçenin hatalı olduğunu, 5. Bakım borcunun yerine getirildiğini, 6. Tanık beyanlarının bu hususu doğruladığını, 7. Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 8. Kararın adil olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde davalıların murisi ... ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptığını, ancak tapusunu devretme iradesinin bulunmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptalini talep etmiş ve Mahkemece davacının bilgisizliği ve tecrübesizliğinden yararlanıldığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyada bulunan mevcut delillerden bu sonuca ulaşmak mümkün değildir. Mahkeme kararında gerekçede belirtilen aşırı yararlanmada ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince, karşılıklı edimler arasında açık orantısızlık bulunması gerekli olup somut olayda aşırı yararlanmaya yönelik objektif unsur bulunmadığından sübjektif unsurun değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle; davacının, taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmektedir. Öte yandan; davacı ile bakım borçlusu ...'un mirasçıları arasında eldeki dava sebebi ile oluşan uyuşmazlık, bakım borcunun mirasçılar tarafından artık yerine getirilmesinin mümkün olamayacağını göstermektedir. Bu nedenle; 6098 sayılı Kanun'un 618. maddesinin, somut olayda uygulanması gerekmekte olup "Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası hâlinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince; davacının sadece borçlunun iflası hâlinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir parayı talep edebilmesi mümkündür. Nitekim bu ilke, 05.06.1957 tarihli ve 25/22 sayılı İçtihadları Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır. Tüm bu nedenlerle Mahkemece, yukarıda belirlenen esasa göre, söz konusu para miktarının alanında uzman bilirkişilere hesap ettirilip bu paranın davacıya ödenmesine dair kararın verilmesi gerekmektedir
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.