Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2002 E. 2025/5422 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2002
- Karar No
- 2025/5422
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2510 E., 2025/466 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/119 E., 2022/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 98... parselde, üyesi olduğu ... ve ... Kooperatifi adına tapuda kayıtlı taşınmazda davalı ile karşılıklı evlerde oturduklarını, davalı tarafından imara ve projeye aykırı olarak davacının binasına bakan cephede kapı ve pencere açıldığını, bu kapı pencerenin sürekli açık tutulması ve evin içinde olanların doğrudan davacı tarafından görünüyor olması nedeniyle davacının huzursuz olduğunu, Anadolu kültürü ile yetişmiş olan davacının komşusunu gözlüyormuş hissine kapıldığını, balkona çıkmanın eziyet hâline geldiğini ileri sürerek, davalının projeye ve imara aykırı olarak açmış olduğu kapı ve pencerenin kapatılmasına, binanın eski hâline getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız, yersiz, iyiniyetten yoksun olduğunu, kooperatif üyelerinin proje dışı yapmış oldukları tüm eklentilerin imar affından yararlanması için kooperatif olağan genel kurulunda karar alınarak üyeler adına müracaat yapıldığını, davalının evine yaptırmış olduğu tadilatlarla ilgili yapı-kayıt belgesi alınmış olduğunu, imara ve mimari projeye aykırılık bulunmadığın, davacının da projeye aykırı imalatları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı tarafın projeye aykırı imalatlar yaptığı, davacının da mimarı projeye aykırı ilave imalatlar yapması sonrası davalıya ait binaya yaklaştığının belirlendiği, davacının komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurduğu, kendisi de mimari projeye aykırı imalatlar yapmış olan davacının, hukuka aykırı davranışını gözardı ederek eldeki davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, komşuluk hukuku gereği davacının yaşama alanına müdahale eden kaçak kapı ve pencerenin kapatılması için dava açtıklarını, davanın idari yargı kapsamında kaldığı gerekçesinin yerinde olmadığını, mahremiyet ihlalinin davacı açısından zarar doğurduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu yapıya ait yapı-kayıt belgesi bulunduğundan bahsedilmiş ise de, kapı ve pencerelerin yapı-kayıt belgesi alındıktan sonra imal edildiğini, davacının bahçesini sularken davalı tanıklarının ıslanıyor olmasının dâhi kapı ve pencere camlarının davacının özel hayatını ne kadar çekilmez hâle getirdiğinin kanıtı olduğunu, yine davalı tanığının davacının yıllardır yüksek sesle konuştuğuna dair beyanının davacının evinin sınırları içerisinde rahat konuşamadığının göstergesi olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.