Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1966 E. 2025/2790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1966
- Karar No
- 2025/2790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/138 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/569 E., 2024/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların çıplak mülkiyet üzerlerinde kalarak dava konusu taşınmazda müvekkiline intifa hakkı tanıdıklarını ancak taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini, davalılara ihtarname keşide edildiğini ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili. davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Ünye Tapu Müdürlüğü'nün 31.12.2014 tarih, 13407 yevmiye numaralı resmi senet ile dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümde davacı lehine intifa hakkı tesis edilerek davalılar ... ve ... üzerine taşınmazın çıplak mülkiyetinin devredildiği, dosya kapsamına göre taşınmazda davalıların ikamet ettiklerinin anlaşıldığı, davacının ... 8. Noterliğinin 19.10.2022 tarih, 20596 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıları intifadan men ettiği, ihtarnamenin davalılara 24.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 15 günlük mehil süresi göz önünde bulundurulduğunda davacının 08.11.2022 tarihi ile dava tarihi olan 25.11.2022 tarihi arasındaki süre yönünden ecrimisil tazminatına hak kazandığı ve müdahalenin önlenmesi talebi yönünden yasal şartların oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tavzih dilekçesinde; davalıların taşınmazı tahliye etmemesi sebebiyle davalılar hakkında Ünye İcra Dairesinin 2024/2615 Esas sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğünce tahliye kararının belirgin/net olmaması sebebiyle icra takibi hakkında red kararı verildiğini, müvekkilinin davada haklı olması nedeniyle taşınmazı hâlen kullanamadığını ileri sürerek; Mahkeme hükmünün tavzihini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih talebine ilişkin ek kararda; "İcra dairesinde tahliye talepli icra takibi başlatıldığı ve icra dairesince talebe konu Mahkeme kararında tahliye yönünde belirgin/net karar bulunmaması nedeniyle red kararı verildiği ve bu defa davacı vekilinin mahkemeden tavzih talebi ile tahliye yönünde tavzih kararı verilmesinin amaçlandığı anlaşıldığını, dava konusu dosyanın incelenmesinde davanın el atmanın önlenmesi (müdahalenin men'i) talepli olarak açıldığı ve mahkemece bu yönde yargılama yapılarak karar verildiği, tahliye talebinin yargılama usulünün farklı olduğu ve bu konuda Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, tahliye talebi yönünde karar verilmesi konusunda mahkemenin görevli bulunmadığı, ayrıca karar verilemekle Mahkemece dosyadan el çekilmiş olup tavzih kararı ile taraflara yüklenen borç ve sorumlulukların değiştirilemeyeceği” gerekçesiyle davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince tavzih talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, istinafa konu tavzihe ilişkin yasal düzenlemelerin HMK’nin 305. maddesinde yer aldığı, madde içeriğine göre davacının talebinin bu madde kapsamında tavzihe konu olarak değerlendirilemeyeceği” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili tavzih talebine ilişkin verilen ek karara karşı temyiz dilekçesinde; dava sonrasında müdahalenin men' i kararı verildiğini, bu kararın tahliye işlemi olduğunu, tavzih talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.